TUĞBA TEKELİ - Querencia
Flaş Kocaeli
TUĞRA KUYUMCULUK
TUĞBA TEKELİ
TUĞBA TEKELİ

Querencia

11 Şubat 2026 tarihli yazısı

Bu terim ‘’kişinin kendini en güvende, en huzurlu ve tamamen ‘kendi gibi’ hissettiği o özel yer veya durum’’ olarak açıklanıyor. Ruhun evi deniyor kısaca.  İnsanın kendini en çok evinde hissettiği yer veya alan da deniliyor. Ben kendimce çocukluğun kokusu olarak adlandırıyorum. Çünkü pek çoğumuz için bizi çocukluğumuzun güzel anlarına götüren kokular vardır ve bunlar tıpkı beyaz sabun kokusu gibi masumdur. O anda kalmak isteriz, o ana geri dönmek isteriz, belki de sadece kısa bir zaman diliminde de olsa tekrar hissetmektir arzuladığımız.

 

Bazı kokular vardır; daha ilk anda, zamanın kapılarını aralar. Bir anlığına bugünden koparır, bizi çocukluğumuzun en saf, en korunaksız ve en gerçek hâline bırakır. Islak toprak kokusu, yeni pişmiş ekmek, sabunla yıkanmış çarşaflar, soba üstünde kaynayan mandalina kabukları… Hepsi, içimizde çok özel bir yere dokunur. İşte tam da burada, İspanyolca kökenli bu terim çıkar karşımıza: Querencia.

Çocukluk, hepimizin ilk querencia’sıdır. Henüz dünyanın sertliğine çarpmadan önce sığındığımız o yumuşak alan… Kokular ise bu alanın gizli anahtarlarıdır. Bir mahalle fırınının önünden geçerken içimize dolan sıcak ekmek kokusu, anne mutfağından yayılan tarhana, anneannenin sandığından çıkan naftalin, yağmur sonrası toprak… Bunların hiçbiri sadece koku değildir. Her biri, içimizde saklanan bir kapıyı aralar ve bizi, kaybettiğimizi sandığımız bir güven duygusuna geri götürür.

 

Büyüdükçe, querencia’mız parçalanır. Hayat hızlanır, sorumluluklar artar, kaygılar çoğalır. Kentleşme, betonlaşma, kalabalıklar ve gürültü; bizi kendi iç alanımızdan yavaş yavaş uzaklaştırır. Çocukluğun geniş zamanlı dünyasından, yetişkinliğin dar koridorlarına sıkışırız. Oysa bir koku, tüm bu karmaşayı birkaç saniyeliğine askıya alabilir. Bir çamaşır ipinde kuruyan sabunlu çarşaf kokusu, bizi yeniden anne evinin korunaklılığına taşır. Sobanın üzerinde kızaran ekmek, kalabalık sofralara, diz dize oturulan akşam yemeklerine götürür.

 

Kokular, belleğin en inatçı yolcularıdır. Görüntüler silikleşir, sesler kaybolur ama koku kalır. Çünkü koku, zihnimizden çok kalbimize hitap eder. Bu yüzden en derin özlemlerimizi, en saklı yaralarımızı ve en sıcak hatıralarımızı da beraberinde taşır. Querencia tam da budur: İçimizde sakladığımız, bizi ayakta tutan, kırıldığımızda sığındığımız o gizli alan.

 

Bugün belki de en çok ihtiyacımız olan şey, kendi querencia’mızı yeniden bulmak. Çocukluğumuzdan kalan o kokulara, o güvenli alanlara yeniden yaklaşmak. Beton duvarlar arasında sıkışmış ruhumuza, bir avuç toprak kokusu armağan edebilmek. Çünkü insan, ancak ait hissettiği yerde güçlenir.

 

Belki de bu yüzden bazı anlarda durup derin bir nefes almalı ve bir kokunun bizi nereye götürdüğünü izlemeliyiz. Bizi çocukluğumuza, masumiyetimize, ilk güven duygumuza götüren o yolculuk, ruhumuzun en çok ihtiyaç duyduğu şifadır. Ve belki de hayat, tüm karmaşasıyla, bizi yeniden o yere —kendi querencia’mıza— çağırıyordur.

 

Kendi querencia’mızı bulmak için uzaklara gitmemize gerek yok aslında; biraz yavaşlamak, biraz durmak ve içimize kulak vermek yeter. Hangi koku bizi sakinleştiriyor, hangi ses kalbimizi yumuşatıyor, hangi anlarda nefesimiz hafifliyor? Bizi biz yapan o küçük detayları fark ettiğimizde, içimizde saklı güven alanının izleri de görünür olmaya başlar. Belki bir fincan çayın buharında, belki akşamüstü güneşinde, belki çocukluğumuzdan kalan bir şarkıda… Querencia, büyük keşiflerin değil, küçük fark edişlerin içindedir. Ve insan, kendi iç sığınağını bulduğunda, dünyanın en gürültülü yerinde bile kendine ait sessiz bir köşe yaratabilir.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

ÖZLEM - 12 Şubat 2026 14:49
Zaman unutulur,hatırlanan An dır.Koku anın içinde saklıdır. Anda kalmayı ,yavaşlamayı hatırlatan ,farkedişin kıymetini ve kendi Hira mız da kalabilmenin şifasını anlatan çok güzel bir yazı.Tebrik ederim .

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99