Halil Küçükparlak
flaskocaeli@gmail.com
Okunma Sayısı: 1243
Halil Küçükparlak

Meclis’teki nezih(!) görüşmeler

14 Ocak 2017 tarihli yazısı

Meclis’teki nezih(!) görüşmeler

Siz de benim gibi her akşam haberlerde izliyorsunuzdur mutlaka Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki nezih, kibar ve seviyeli görüşmelerin özetlerini. Yeni anayasa teklifi görüşülmeye başlandığından beri yoğun olarak çalışıyor ve maddeleri teker teker görüşerek oyluyor Meclis’imiz. Kaç maddenin geçtiğini, geriye kaç madde kaldığını yazmayacağım, çünkü ben bunları yazdıktan sonra, sizin okuyacağınız zamana kadar daha da artacak bu rakam. Benim asıl dikkat çekmek istediğim konu bizleri temsil etmeleri için seçerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdiğimiz vekillerimizin görüşmeler esnasındaki nezih, kibar ve seviyeli tavırlarıdır.

Milletvekillerinin oylarını kullanmaları için bir kabin koyulmuş Genel Kurul salonuna. Vekillerimizin o kabine girip oylarını kullanmaları gerek. Çünkü mevcut, yürürlükteki Anayasamıza göre böyle olması gerek “Oylar gizli kullanılır” diyor anayasa. Ama özellikle iktidar partisi milletvekillerinin neredeyse tümü oylarını açıkta kullanmakta ısrar ediyorlar. Muhalefet partilerinin buna itiraz etmelerinden sonra asıl tartışma başlıyor. Sağlık Bakanı Recep Akdağ oyunu kabin dışında göstererek kullanıyor. Ona “Suç işlediğini” söyleyen CHP’li milletvekillerine Akdağ. “Suç işliyorum, sana mı soracağım lan!” diyerek gayet kibar bir şekilde bağırıyor. Ertesi gün televizyon kanallarına çıkıp kendini savunuyor güya sayın bakan. Aynen şöyle söyledi kendi sesinden işittik. “Efendim bizim oyumuz belli. Kabine girmeye ne gerek var?” Sorumlu mevkide olan bir Bakan’ın böyle cümle kurması akla zarar bir açıklama bence. Düşünün ülkemizin herhangi bir ilinin herhangi bir ilçesinde herhangi bir partinin ilçe başkanı genel seçimlerde oy kullanacağı okula gidince oy pusulasını alıp sandık kurulunun masasında mühürlemeye kalksa sandık başkanı hemen itiraz eder “Kabine girin!” diye. O ilçe başkanı “Ne gerek var? Ben ilçe başkanıyım, kendi partime oy vereceğim belli” dese ne kadar saçma olur değil mi? Ama Sağlık Bakanı diyor işte.

Erzurum Milletvekili Orhan Deligöz, oyunu açık kullanıyor ve meclisin tümüne poz veriyor. Neden mi? Bu vekilin kardeşi FETÖ üyesi olmaktan gözaltında. Sayın Vekil, “Ben FETÖ’cü değilim” diye haykırıyor adeta.

Birer birer kabine girip oylarını kullanmaları gerekirken üç kişi birden giriyorlar kabine. “Evet” oyu verdiğini şahitle ispatlamak istiyor olabilir, kızmamak gerek, kendince haklıdır tabii ki. Ama üç erkek milletvekilinin bir anda kabine girmesine Kocaeli Milletvekili Fatma Hürriyet Kaplan itiraz ediyor, itirazını da bir fıkra ile Meclis kürsüsünden dile getiriyor. Dinlememiş olanlar için kısa fıkrayı buraya yazayım. “Okul tuvaletinde birlikte sigara içen 3 erkek öğrenci öğretmene yakalanır. Öğretmen 3 erkek öğrenciye sorar: ‘Siz içeride sigara mı içiyorsunuz?’ Öğrencilerden biri ‘Hayır hocam’ diye cevap verir. Öğretmen tekrar sorar ‘Sigara içmiyordunuz da 3 erkek bir tuvalette ne yapıyordunuz?’ bu sefer diğer erkek öğrenci ‘Hocam vallahi sigara içiyorduk’ diye itiraf eder”.  Bu fıkrayı anlatıyor Fatma Hanım ve soruyor “Üç erkek milletvekili kabinde ne yapıyordunuz?” diye. Bu soruya sinirlenen, üstelik de üç milletvekilinin bir anda kabinde olduğunun resmini çektiği için iyice çileden çıkan milletvekilleri Fatma Hamın’ın yakasına yapışıyorlar. Yakasına yapışmak derken olayı hafiflettim galiba biraz. Resmen boğazını sıkıyorlar.

Oylamalar esnasında çıkan tartışmalarda arbedeler yaşanıyor, itiş kalkış arasında yerlere düşenler oluyor.  Bu kargaşa anında AKP Milletvekili Muhammet Balta feryat figan pantolonun paçasını sıyırıyor ve bacağının ısırıldığını söylüyor. Daha sonra pansuman yapılmış bir yarayı gösteriyor kameralara ve bacağını CHP Milletvekili Eren Erdem’in ısırdığını söylüyor. Ertesi bazı AKP'li vekiller Genel Kurul'a "Köpekler giremez" yazılı pankartlarla geliyorlar. Adli tıp uzmanı Dr. Canan Kaftancıoğlu, yaptığı açıklamada, Balta'nın "ısırıldığını" söylediği bacağındaki yaranın eski olduğunu savundu. Kaftancıoğlu, "Yara iyileşmesi, epitelizasyonu başlamış bir lezyonu yeni olmuş gibi göstermek tam AKP'lilerin yapacağı cinsten!" diyerek, AKP'lilerin yalan söylediğini ileri sürdü.

Ben kendi kendime düşününce zaten akıl erdiremedim. Kavga ve kargaşa anında bir insanın bacağını ısırmak kolay bir iş değil. Yere düşmüş olmak gerek birisinin bacağını ısırabilmek için. Bu bacağının ısırılması olayı da “Kabataş’taki türbanlı bacıya saldıran deri pantolonlu üstleri çıplak” adamlar gibi bir olay galiba.

Öyle görünüyor ki yeni anayasa teklifi konusunda daha çok yazılar yazacağım. Ama şimdilik şu kadarını söylemekle yetineceğim. Kelli felli insanlardan oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yukarıda örneklerini verdiğim nezih, kibar ve seviyeli sözler söylenip, bacakların ısırıldığı iddia edilip birbirlerine gayet saygılı bir şekilde “Köpek!” diye hitaplar ediliyor. Kelli felli adamlar ve kadınlardan oluşan Meclis’imizde bunlar olurken, yeni kabul edilen maddelerle bundan sonra seçilme yaşı 18 olacak. Yeni yetme tabir edeceğimiz, delikanlı dediğimiz, kanları kaynayan vekillerin nasıl davranacaklarını ben çok merak ediyorum. Gerçi yeni teklife göre Meclis’in görevleri, yetkileri ve sorumlulukları azalıyor, büyük bir kısmını yeni seçilecek Başkan’a devrediyor Meclis. Ama yetkileri azalmasına rağmen ne hizmetse şu andaki 550 vekil yetmiyor olacak ki yeni anayasada 600 vekil olacak artık. Sayı artırmanın gerekçesini ben anlayamadım. Anlayan varsa bana da anlatsın.

 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99