Halil Küçükparlak
flaskocaeli@gmail.com
Okunma Sayısı: 740
Halil Küçükparlak

Cumhuriyet Bayramı’nız kutlu olsun

29 Ekim 2018 tarihli yazısı

Hangi dinden, hangi ırktan olursa olsun, Dünya üzerindeki her milletin iki tür bayramları vardır. Birisi dini bayramlardır, birisi de milli bayramlardır. Her dine mensup insanların kendi dinlerine ait kutsal günleri olduğu gibi devletlerinin kuruluş yılları veya büyük zaferlerini kutladıkları milli bayramları vardır. Bizim de Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı gibi dini bayramlarımızın yanında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramlarımız vardır. Milli bayramlar ülkede yaşayan insanların ortak değeridir. Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan, bu topraklarda yaşayan tüm insanların dini bayramları olduğu gibi milli bayramları da coşku ile kutlaması gerekir. Bugün de Cumhuriyetimizin kuruluşunun 95. Yıldönümünde Cumhuriyet Bayramını kutluyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'in Onuncu Yıl kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde verdiği 10. Yıl Nutku'nda, bu günü “en büyük bayram” olarak nitelendirmiştir. Milli bayramlarımızın kutlamalarına verdiği önemi göstermek için 1938 yılında doktorların yasaklamalarına rağmen hasta yatağından kalkarak 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı törenlerine katılmıştır Atam.

 

Cumhuriyetimizin kuruluş hikayesini kısaca hatırlayalım. Osmanlı İmparatorluğu'nda, ikinci Meşrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladı.1914'te başlayan Birinci Dünya Savaşı'na dünyanın belli başlı devletleri katıldı. Dört yıl süren savaşta bizimle birlikte olan devletler yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık. Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa,19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldi. Erzurum'da, Sivas'ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal Paşa "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır." diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı.

Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seğmenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.

Atatürk; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı.28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı. Onlara, "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz" dedi. Kendisine padişahlık, tek adamlık teklif edenleri dinlemedi bile, halkın kendi kendini yönetmesi gerektiğini söyleyerek Cumhuriyeti kurdu.

 

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti. Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet'in ilanı yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

 

Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet'i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın görevidir.

 

Helen yürürlükte olan 2012 yılında kabul edilen “Ulusal ve Resmi Bayramlar ile Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Tören ve Kutlamalar Yönetmeliği”ne göre devlet protokolü Cumhuriyet Bayramı’nı Ankara’da kutlar. Anıtkabir’de başlayan törenlere Cumhurbaşkanı tarafından halkın bayramı kutlanır. Bunu ben söylemiyorum altında zamanın cumhurbaşkanı, başbakanı ve tüm bakanların imzaları bulunan yönetmelik böyle söylüyor.

 

Yönetmelikte böyle olmasına rağmen bu yıl ilk defa Üçüncü Havalimanı’nın açılışı nedeniyle devlet protokolü İstanbul’da kutlayacak Cumhuriyet Bayramını. Tüm milli bayramların nasıl kutlanacağı ve kimlerin katılacağı konusunda bir yönetmelik çıkarılmasına rağmen ona aykırı olarak ilk kez Başkent Ankara dışında kutlanacak “En büyük bayramımız”. Böyle bir yol açılırsa daha sonraki senelerde köprü açılışı denk getirilip Çanakkale’de, ya da herhangi bir ilde yapılan bir fabrikanın açılışı denk getirilerek Anıtkabir’e çıkmadan o ilde veya o ilçede mi kutlayacak devlet protokolü?

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet Bayramınızı, yani “En büyük bayramınızı” aziz Atam’ı ve silah arkadaşlarını rahmetle ve minnetle anarak en içten dileklerimle kutluyorum.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99