Halil Küçükparlak
flaskocaeli@gmail.com
Okunma Sayısı: 950
Halil Küçükparlak

'Dere geçerken at terlerse…'

05 Eylül 2016 tarihli yazısı

 

Ülke olarak, çok zor bir dönemden geçiyoruz. Bir asra yaklaşan Cumhuriyet tarihimizin en önemli olaylarından birini, birini değil de en önemli olayını yaşadık 15 Temmuz tarihinde. Çok şükür ki, Ömer Halisdemir ve onun gibi yurtsever silahlı kuvvetleri mensuplarının hayatlarını ortaya koymasına halkın da sokaklara, alanlara dökülmesi ile hainlerin planı önlendi.

Daha sonra tabii olarak yasal süreç başladı. Devletimizin içine nerdeyse kılcal damarlarına kadar sızmış olan hain örgütün elemanları görevden el çektirildi, açığa alındı, gözaltına alındı, tutuklandı. Bunların sayılarını vermek mümkün değil, çünkü her akşam televizyonlarda yeni tutuklama haberleri izliyoruz malum olduğu gibi.

15 Temmuz’dan sonra bu hain girişimin neden daha önceden haberdar olunmadı diye soru işaretleri belirdi. Cumhurbaşkanı’na soruldu “İstihbarat eksikliği var. Bunun gereği yapılacak mı?” diye. Kendisi çok veciz bir şekilde, bir atasözünü kullanarak “Dere geçerken at değiştirilmez” dedi. Gerçekten de bu atasözünün doğru olduğunu ve hayatımızda birçok kere faydalarını gördüğümüze hepimiz şahit olmuşuzdur.

Terör örgütü ile mücadele devam edip, her gün gözaltına alınmalar ve tutuklamalar devam ederken geçen hafta aniden önce internete düştü, sonra da televizyon haberlerinde izledik “İçişleri Bakanı Efkan Âlâ istifa etti” şeklindeki haberi. Sonra da Başbakan Binali Yıldırım kameraların karşısına çıkıp konuştu, “İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın istifasıyla yerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Mehmet Müezzinoğlu atandı” şeklinde açıkladı durumu.

Kendisine bu konu hakkındaki soruyu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Bunlar bizim dava arkadaşımızdır. Bu yolculuk esnasında performans kaybı diyebilirsiniz, başka bir şey diyebilirsiniz. Aradan bir müddet geçer farklı bakanlıklarda da olur” şeklinde cevaplandırdı. Kimse kusura bakmasın, yanlış anlaşılmasın, “Teşbihte hata olmaz” derler ama tam bu konuya uygun bir “Hayvan terli” deyimi geliverdi aklıma.

Daha sonra kendisine çok güvenilen Efkan Âlâ’nın FETÖ terör örgütü ile mücadelede yeterinde hızlı atak davranmadığı gerekçesiyle görevden alındığı şeklinde yorumlar yapıldı. Yerine atanan Süleyman Soylu’nun ise 15 Temmuz günü gösterdiği performans ile İçişleri Bakanlığı’nı hak ettiği söyleniyor. İzleyip göreceğiz, bakalım devlet tecrübesi olan, kaymakamlık, vali yardımcılığı, valilik, Başbakanlık Müsteşarlığı gibi bakanlık içindeki her kademede görev yapan Efkan Âlâ’dan sonra hiç devlet kademelerinde görev yapmamış olan Süleyman Soylu ne kadar başarılı olacak. Başarılı olması olmasını tüm kalbimle temenni ediyorum. Çünkü terör örgütünün kökü kazanması şart devlet kademelerinden. Ama bu mücadele sırasında, yine bir atasözü kullanayım “Kurunun yanında yaşın da yanmamasına” çok dikkat edilmesi gerektiğine dikkat edilmeli.

Hepimiz yaşadık, hatırlıyorsunuz. Bundan birkaç sene önce “Ergenekon” diye bir çuval açılmıştı, herkesi o çuvalın içine sokup “Silivri”ye tıktılar. Daha sonra delil olmadığı, delil diye ortaya sürülenlerin sahte olduğu meydana çıktı. Koca koca adamlar 4-5 sene hapis yattılar, yakınlarını kaybedenler oldu, kendi hayatlarını kaybedenler oldu. Sonra devlet “pardon” dedi. Evet, tam anlamıyla “pardon” diyerek salıverildiler içerde yatanlar. Bir kısmı tekrar görevlerine döndü. Ama tabii sadece pardonla kalmıyor olay, yargıya başvurup her biri binlerce lira tazminat kazandılar. O zamanların “Ergenekon” çuvalı gibi şimdi de “Fetö” çuvalı olmasın. Araştırılıp gerçek suçlular içeri alınsın.

Bank Asya’ya para yatıran herkes gözaltına alınmaya başlanırsa iş sulanır. Suçlular dışarda gezerken suçsuzlar çile çeker. Buna küçük bir örnek vererek bitireceğim yazımı “Öğretmen yeni atandığı ilde bir ev tutar. Ev sahibi ile anlaşır kontrat imzalar. Ev sahibi de kirasını her ay Bank Asya’daki hesabına yatırmasını söyler. Hiç ilgisi olmadığı halde bu öğretmen “her ay terör örgütüne himmet parası yatırdın” gerekçesiyle içeri alınır. O tarihlerde yasal olarak faaliyet gösteren bir banka idi Bank Asya.

Özet olarak demem o ki, bu temizlik mutlaka yapılmalı, devlet kademeleri terör örgütünden mutlaka temizlenmeli. Ama bu temizlik dikkatli yapılmalı, yasalara uygun yapılmalı, “kurunun yanında yaş da yanmamalı”.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99