Flaş Kocaeli
Okunma Sayısı: 1062

DAVET ve İRŞAD

23 Ocak 2015 tarihli yazısı

İslâm dini cihanşümul bir dindir. Tüm insanlığı ve zamanları kapsar. Müslüman olmayanların tebliğe (davete) , müslüman olanların irşada (İslâha) ihtiyacı vardır. Bu sebeple âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz (s.a.v) davetini tüm insanlığa yapmıştır. Davet için izlenilecek yol, Efendimiz’in (s.a.v) bizzat uyguladığı yöntem ve prensiplerden başkası değildir. Bunun adı Sünnet-i Rasulullahtır. Efendimiz’den sonra da bu yol izlenmiş ve tüm insanlık bununla huzur bulmuştur. Peygamber varisi Allah dostlarının davet ve irşadına baktığımızda da bu çizgiden ayrılmadıklarını müşahede ediyoruz. Tabiki art niyetli olup çizginin dışında hareket edenler olmuş. Beyaz sayfanın üzerindeki siyah nokta gibi kalmışlar. Ehl-i sünnet âlimleri bu alanda risaleler yazmış. İnsanların hakikate ulaşıp terbiyelerini sağlaması adına mücadele etmişler. Miras olarak günümüzü aydınlatan eserler bırakmışlar. Davet ve İrşatlarında hoşgörüyü ön plana çıkarmışlar. Biz müslümanların yaşantılarına ,davranışlarına örnek olması için insanların önünde rehber olmuşlar. Yaşanılan tüm keşmekeşi huzur ve sükûnete ulaştıracak olan her şey tarihimizde mevcut. Yeter ki doğru yerden bakalım. Bu farklılıklar her daim olmuş ,var olacak. Önemli olan bizim nereden baktığımız.

Hz. Ali (r.a) bir harpte müşriklerden birisiyle savaşıyordu. Zorlu bir mücadeleden sonra adamı yere düşürdü ve kılıcını adamın boynuna dayadı. Bu sırada adam Hz. Ali’nin (r.a) yüzüne tükürdü. Hz. Ali, adamı öldürmekten vazgeçerek hemen bıraktı ve geri çekildi. Müşrik hayretle sordu: “Neden beni öldürmüyorsun?” Hz Ali (r.a ) şöyle cevap verdi “Seninle Allah için dövüşüyordum ve seni onun yolunda öldürecektim. Fakat sen bana tükürünce nefsim adına hiddetlendim. İşime kendi öfkem karıştığı için niyetim zedelendi. Onun için seni öldürmedim,” dedi. Adam: “Seni kızdırayım da beni çabucak öldüresin diye yüzüne tükürmüştüm. Mademki dininiz bu kadar saf ve halis, muhakkak hak dindir.” dedi ve müslüman oldu.

Biz hal, hareket ve söylemlerimizde dikkatli olursak, Kur’an ve sünnet çizgisinden ayrılmazsak sonucun Allah’a ait olduğunu büyüklerimiz söylüyor. Hiç kimseyi yürüdüğü yoldan kendi gayretimiz ile çeviremeyiz. İşte hoşgörünün, sevdirmenin gereği burada başlıyor. Şüphesiz ki kalpler Allah’ın kudret elindedir.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99