Okunma Sayısı: 1151

YARDIMLAŞMA AYI RAMAZAN

29 Haziran 2015 tarihli yazısı

İnsan olarak bizler farklı fıtratlarda yartılmışız. Kimimizin dikkat ettiği hassas olduğu meselelerde bir başkası sıradanmış gibi yaklaşabiliyor. Ama Ramazan ayı öylemi . Her inananın yardım etme duygularının zirve yaptığı bir dönem. Bir de tüm dünya coğrafyasındaki verilere baktığımızda empati yapmanın tam zamanıdır diye düşünüyorum. Vakıf medeniyeti ve kültürü olan ecdadımızı anlayabilmenin yolu bu olsa gerek. Osmanlı’dan birkaç bilenen örnek:

Yoksul bir hanenin avlusuna boşaltılan bir araba kömürün, kim tarafından yollandığını şaşkınlıkla soran bir fakire, Abdullah (Allah’ın kulu) cevabının verdirilmesi sıkça rastlanan durumlardandı.

Cami ve bazı sosyal hizmet veren mekanların önünde yükselen sadaka taşları ise günümüz insanına örnek teşkil edecek bir işlev görmekteydi.

Yine bu dönemde, maddi durumu yerinde olan kimselerin, özellikle Ramazan ayında uyguladıkları bir alışkanlık mevcuttu. Özellikle yoksul mahallelerden bir esnafın dükkanına gidilir, o zamanlar zimem defteri diye adlandırılan veresiye defterinden rastgele bir veya daha fazla sayıda borçlu seçilirdi.ve onun borcu ödenirdi.

Dünya’da 2015 yılında yapılan analiz ve incelemelere göre,

16 milyon afetzede

900 milyon aç

50 milyon savaş maduru

200 milyon Savaş maduru çocuk

715 milyon İçme suyu olmayan insan

6 milyon Açlıktan ölen çocuk

Ve acı olanı her geçen gün bu sayının artması. Mağdur insanların ekseriyeti müslüman olunca rahatımızı biraz bozmalı. Fakat acıya sözle mukabele ediyoruz genellikle. Bu acıları nasıl bölüşebiliriz diye de düşünmeliyiz.

Ebû Hureyre (r.a.) bildiriyor: Resûlullah Efendimiz (s.a.v) buyurdu ki:

"Kim bir müminin dünyevî kederlerinden birini giderirse Allah da onun kıyamet günü kederlerinden birini giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse Allah da ona dünyada ve âhirette kolaylık gösterir. Kim bir müslümanın ayıbını örterse Allah da onun ayıbını dünya ve âhirette örter. Kişi kardeşinin yardımında olduğu müddetçe, Allah da onun yardımındadır.”

Halep de ortada arşın da. Bu senaryoda kendimize bir rol belirlememiz lazım değil mi? Güç yetirebildiği nisbette herkese göre bir alan bulunur inşaallah. Yoksa bu resmi fırsata çevirecek misyonerler hazır bekliyor.

Ebû Musa (r.a.) anlatıyor: Resûlullah Efendimiz (s.a.v)

İhtiyacı için kendisine biri gelince, yanındakilere yönelir ve,"Bunun ihtiyacının görülmesi için sebep ve aracı olun ki ecir kazanın" buyururdu.

Toplum olarak infak bilincimizi geliştirmeye ihtiyacımız var. Bir anlamda işimiz zor ama imkansız değil. Düzgün bir niyet edildiğinde Allah bize yardım edecektir inşaallah. İnfak bize ilahi emri ve tavsiyeleri hatırlatıyor. İnfak bize kardeşlik hukukumuzu hatırlatıyor.Bu bağlamda paylaşma kültürünün toplum dinamiklerini müsbet yönde etkilediğini görüyoruz. Yoksul zümrelerin eline geçen para her şeyden önce insan onurunu yükseltir. Daha da önemlisi İnfak sayesinde zenginle fakir arasında güven, saygı ve sevgi oluşur. Böylece İslâm kardeşliği de gerçekleşir. Toplumsal barış ve dayanışma teşkil edilmiş olur.

Dünya coğrafyasına baktığımızda görürüz ki, açlık ve susuzluk çeken insanlar bir tarafta, parasının hesabını bilmeyenler bir yanda. Bu dengeyi sağlayamadığımız için toplumsal sorunlar ve hastalıklar gün gün artıyor. Duyarlı olan insanlar var Elhamdülillah haksızlık yapmayalım. Sivil toplum kuruluşları olarak bizlerin meseleyi iyi anlatamadığımız zaman bağışçı ile ihtiyaç sahibi arasındaki köprüyü kurmada zafiyet yaşadığımızı düşünüyorum. Beşir derneği olarak sahadaki çalışmalarımızda bunu müşahede ediyoruz. Tüm bu yaşananları sosyal sorumluluk projesi olarak görüyoruz. Bu nedenle takım çalışmasına ihtiyacımız var.

Vücudun tüm uzuvları sağlıklı olması durumunda emanet ancak korunmuş olur. Korumak bir anlamda onun hakkını vermektir. Eğer Allah bize böyle bir iyiliği nasip ettiyse bu bir nimettir ve şükretmek gerekir. Her türlü infak, malı ve malın bereketini artırır. Eksilmekle korkutan şeytan ve nefistir.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99