Receb’in Teknesi
Okunma Sayısı: 965
Receb’in Teknesi

Dijital Bağımlılık

26 Ocak 2018 tarihli yazısı

Zamanımızın en tehlikeli hastalığı cep telefonu kullanımıdır. İletişim insanlarımızın anayasal hakkı ve ihtiyacıdır. Cep telefonu kullanımına baktığımızda, iletişimin çok önüne geçtiğini görüyoruz.
İletişimin en fazla olması gereken bir sahne :
Sahilde bir çay masası, kızla oğlan baş başa, önlerinde birer bardak çay ama ellerinde cep telefonu. O sağ el baş parmağı acayip hızlı bir şekilde, adeta kemiksiz gibi hareket ediyor. Siz de çevrenizde benzer durumlara şahit olmuşsunuzdur. İnsanların böyle bir durumda konuşacak çok şeyleri varken sosyal medyada fink atıyorlar.
İletişim haktır. Cep telefonunu iletişim hariç her şeyde kullanıyoruz. İnternet bankacılığını kullanıyoruz. Genelde borçlarımızı ödüyoruz. Hava ve yol durumunu camdan dışarı kafayı uzatmadan öğreniyoruz. Şeker kırma oyunu parmaklarımızın ucunda. Sosyal medyadan ayrı kalamıyoruz. Yediğimizin içtiğimizin fotoğraflarını paylaşıyoruz. Acayip selfie çekiyoruz. Belki de gerçekle alakası olmayan bir zincirin halkası oluyoruz.
Çocuklarımız cep telefonlarının markası ve modeli ile övünüyorlar. Bizim olmayan bir teknolojiyi kullanarak sanki cihazı kendimiz üretmişiz gibi gururlanıyoruz. Milyonlarca lira borçlanarak en iyi (?) telefonu almaya uğraşıyoruz.
İnsanlarımızda yanlış duruştan kaynaklı eklem rahatsızlıkları oluşuyor. Omuzlarım ağrıyor. Boynum tutuldu. Kollarım karıncalanıyor. Kambur bir nesil yetiştiriyoruz.
Cep telefonu günlük hayatımızı kolaylaştırır. Ona bağımlı duruma gelmeyelim. Bizi kullanmasına izin vermeyelim. Görüşmek için sevdiklerimize zaman ayıralım.

 

Dijital Bağımlılık

                Zamanımızın en tehlikeli hastalığı cep telefonu kullanımıdır. İletişim insanlarımızın anayasal hakkı ve ihtiyacıdır. Cep telefonu kullanımına baktığımızda, iletişimin çok önüne geçtiğini görüyoruz.

                İletişimin en fazla olması gereken bir sahne :

                Sahilde bir çay masası, kızla oğlan baş başa, önlerinde birer bardak çay ama ellerinde cep telefonu. O sağ el baş parmağı acayip hızlı bir şekilde, adeta kemiksiz gibi hareket ediyor. Siz de çevrenizde benzer durumlara şahit olmuşsunuzdur. İnsanların böyle bir durumda konuşacak çok şeyleri varken sosyal medyada fink atıyorlar.

                İletişim haktır. Cep telefonunu iletişim hariç her şeyde kullanıyoruz. İnternet bankacılığını kullanıyoruz. Genelde borçlarımızı ödüyoruz. Hava ve yol durumunu camdan dışarı kafayı uzatmadan öğreniyoruz. Şeker kırma oyunu parmaklarımızın ucunda. Sosyal medyadan ayrı kalamıyoruz. Yediğimizin içtiğimizin fotoğraflarını paylaşıyoruz. Acayip selfie çekiyoruz. Belki de gerçekle alakası olmayan bir zincirin halkası oluyoruz.

                Çocuklarımız cep telefonlarının markası ve modeli ile övünüyorlar. Bizim olmayan bir teknolojiyi kullanarak sanki cihazı kendimiz üretmişiz gibi gururlanıyoruz. Milyonlarca lira borçlanarak en iyi (?) telefonu almaya uğraşıyoruz.

                İnsanlarımızda yanlış duruştan kaynaklı eklem rahatsızlıkları oluşuyor. Omuzlarım ağrıyor. Boynum tutuldu. Kollarım karıncalanıyor. Kambur bir nesil yetiştiriyoruz.

                Cep telefonu günlük hayatımızı kolaylaştırır. Ona bağımlı duruma gelmeyelim. Bizi kullanmasına izin vermeyelim. Görüşmek için sevdiklerimize zaman ayıralım. 

               

 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99