Her sabah uyandığımızda yaşama yeni bir başlangıç yaparız. İşe gitmek için durakta belediye otobüsü bekleriz.
Otobüs tıpkı hayat gibidir. Öncelik sırası olmadan binebilme yarışı var. Kimse buyurun önce siz binebilirsiniz demez. Diyelim ki bindiniz o zamanda otobüs bilet parası isterler. Ama gene bir ayrımcılık var. Kimi tam, kimi yarım, kimi indi bindi, kimi bedava biner. Bitti mi? hayır… Otobüste yer bulabilmek ayrı bir mesele. Kırk kişilik otobüste oturabilecek boş bir koltuk veya ayakta durup tutunacak bir yer yok. Aracın içi hınca hınç dolu… Otobüsün kapıları kapandı ve hareket etti. Yanınızdan geçen özel araçtaki kişi gülümseyerek yan gözle sizin aracı seyrediyor.
Ayakta yolculuğunuz devam ederken bir koltuğun boşaldığını görüyorsunuz. İneceği durağa yaklaşan yaşlı teyze yerinden kalkıyor. Fakat hemen başka bir yolcu onun yerine oturmak için hafif bir hamle yapıyor. Durakta duran otobüsten birkaç yolcuarka kapıdan iniyor. Bir yerlere yetişmeye çalışan yeni yolcular ön kapıdan otobüse binmeye çalışıyor. Otobüs son durağa ilerlemek üzere hareketine devam ediyor.
Elbette sizin de otobüsten ayrılacağınız bir durak vardır. Belki bir sonraki durak… Nihayetinde son durağa gelmeden otobüs boşalacak. Akşam garaja gidip bir sonraki yeni günü ve yeni yolcularını bekleyecek. Hikâyesi devam edecek.
Bizim bu yolculuk içinde bir ayrıcalık beklememiz diğer yolculara haksızlıktır. Herkes kendi şansını bindiği durağa ve gideceği yere göre belirler.
Tam oturacak yer buldum derken bakmışsın son durağa gelmişiz. Hayat belediye otobüsünde yolculuğa benziyor.
Yorum Yaz
Yorumlar
FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ
Tel: 0555 819 86 99