Her geçen gün trafik daha da yoğun hale geliyor.Özellikle büyük şehirlerde evde 2 araç olması bu yoğunluğu daha da artırıyor.
Fabrika ve okul servisleri,şehir içi otobüsler,motosikletler ,taksiler ve tabiki özel araçlar.Bir de yollar hala sadece gidiş geliş yönlü ise ya da çift şeritli ancak trafik ışıklarının da bolca güzergahta olması nedeniyle trafik , iş ve okul saatlerinde korkunç bir hal alıyor.
En azından servisi olan kişilerin işe özel araç yerine servisi kullanmaları bu durumda o kadar çok işe yarar bir şey ki.Hatta havalar güzel olduğunda çok uzak mesafede işi,okulu olmayanlar bisiklet kullansalar ne kadar da hoş olur.
Bu kadar yoğun trafik varken bir de trafiği tıkayanlar var.İşte ben asıl buna değinicem.
Ben bizzat görerek tecrübe ettim. Trafikte şoförlerin dalgınlığı veya bir başka şey ile uğraşmaları sonucu trafiği tıkadığını gördüm.
Bunların en başında cep telefonu var.Cep telefonu ile ilgilenen birçok sürücü trafiği aksatıyor.Kazalara sebep oluyor.
Yine araç içinde yanındaki ile konuşan veya tartışan sürücüler .Yine trafiğin aksamasına sebep oluyor.Üstelik tehlikeli bir duruma da koyuyor herkesi.
Sürücülerin acemi olması da ayrı bir konu.Sol şeritten 70 ile giden sürücü de yolu kapıyor ve kazaya adeta ışık tutuyor.
Sigara içen,yemek yiyen veya içecek içen sürücülerde araç kullanımında diğer yolcular için sıkıntı oluşturuyor.
Birde yaşlı sürücülerimiz var. Kimse alınmasın ama bana göre maximum 70 yaş sonrası ehliyetler alınmalı.Reflekslerini kaybeden ,duyma ve görme duyuları zayıflayan yaşı ileri sürücülerde trafik için tehlike arz edebiliyor.
Psikolojik testlerde mutlaka sürücülere ve sürücü adaylarına uygulanmalı,Psikolojik uygunsuzluk alan kişiler trafikten men edilmeli.Çünkü bu tarz kişilerde trafikte uygunsuz hareketler yapabilir ,ayrıca kavga,tartışma ve hatta yaralama gibi olaylara sebep verebilir.
Motosiklet sürücüleri trafikte ayrı bir tehlike.Adeta pimi çekilmiş bomba gibiler.Nerden çıkacakları hiç belli olmuyor.İki araç arasından geçen,makas atarak yolda ilerleyen,korunma kurallarına uymadan trafiğe çıkan motosiklet sürücüleri sadece kendileri için değil,tüm trafikteki sürücüleri tehlikeye atıyor.
Bir başka ve önemli konu da ambulans,itfaiyelerin ulaşmak istedikleri yere ulaşma sorunu.
Mesela ,ülkemizde ambulans,itfaiye için hala fermuar şeklinde yol açma zihniyeti yok.Olsa da yollar müsait değil.Hele şehiriçi yollar bir felaket.
Ambulans sesi sokakları çınlatsa da diğer araçların kenara çekebileceği bir yer olmadıkça ,mecburen ambulansta araçların ilerlemesini bekliyor.
Bunun içinde çözümler üretilmeli.Aslında artık bizim şehrimizde yollar gidiş geliş ayrı ayrı 3 şerit olmalı.
Bu arada bir başka gözüme çarpan 2 yer var İzmit'te.Biri ordu evinin ordan battı çıktı üzerinden U dönüşü yapılan ve yan yolundan da İstanbul-İzmit istikametinde şehir içine doğru giden yol.Trafik ışıkları da var burada.Ve gidiş yönüne yeşil yanmasına rağmen U dönüşü yapacak araçların bu tarafında işgal etmesi sebebiyle ilerleyememe leri.
Diğer yol ise,Adapazarı İstanbul yönünde yine çift şeritli yolun sağ tarafından Milli İrade meydanına doğru sağa dönecek ve köprü üstüne çıkacak araçların yaptığı yolu gasp etme olayı.Nasıl mı ? Yine aynı sorun.Hem yan yoldan köprü üzerine çıkıp sağa dönecek yolcuların yolunu gasp eden hem de aslında düz gideceği yol için akıllılık yapıp ilerleyebileceği kadar bu yönden ilerleyip daha sonra ,düz yoluna giden araçların aralarına girerek kuyruğun arkasındaki araçların gidiş hattını işgal edenler.
İşte bu iki yolda son derece trafiğin sıkışmasına sebep olmakta.Bu yüzden bence buralarda trafik polisi ve kamera sistemi olmalı.Bu şekilde yolunda giden araçların yolunu gasp eden araçlara da kesinlikle ceza kesilmeli.Ancak bu şekilde engellenecektir.
Çünkü bizim ülkemizde insanlar ancak cezadan anlıyor keşke öyle olmasaydı keşke saygılı olmayı empati kurmayı bilseydik bizlerde.
Trafik konusuna şöyle bir kendi gözümden gördüklerimi sizinle paylaşmak istedim.
Haftaya görüşmek üzere.
--