Ölüm, ne kadar da soğuk bir kelime değil mi? Sonsuz ayrılık gibi,bir daha hiç konuşmamak,sarılmamak, ne kadar da acı.
Allah ölüm ayrılığı vermesin derler ya hep ,işte ordan pay biçin ölümün ne kadar siyah bir uçurum olduğunu.
Hiç ummadık anda ölmek o kadar da olası ki,çevrenizde sizlerinde mutlaka aniden ölüm haberi aldığınız birçok tanıdığınız hatta akrabalarınız olmuştur.
Ölmek ,insanoğlunun en acı sonu.Düşünün yıllarca yaşıyorsunuz,yola çıkıyorsun trafiktesin,yemek yiyorsun her an nefes boruna birşey kaçabilir,denize giriyorsun kramp girer boğulursun veya okyanustaysan köpekbalığı saldırabilir,yüksek kattan sarkarken alt komşuna birşey söylemek için ,dengeni kaybedip düşebilirsin,bir böcek sokar zehirlenir,yıldırım düşer yanabilirsin.Deprem olur 30 saniyede yerle bir olur evin,bir kavgaya karışır bıçaklanırsın ya da bir düğünde havaya atılan ateş gelip seni bulur saymakla bitmez bunlar. Yani o kadar çok sebep var ki ölmek için.Hani derler ya pamuk ipliğine bağlıyız diye gerçekten son derece doğru.İşte tam da bu yüzden hayata çok sarılmayın, kalp kırmak,rant savaşı yapmak,insanların arkasından konuşmak,kötülük yapmak hiç de hoş değil.İnsanlar öldükten sonra da iyiliği ile anılmalı.Ne zaman ölüm kapınıza gelecek belli değil.Ona göre yaşamak,sevdiklerinize zaman ayırmak ve sevdiğiniz şeyleri yapmak için çok az vakti var her insanın.
Ölüp de dönen yok,öldükten sonrası adeta kapalı kutu.Bilimsel ve dini yönden ruhun varlığının devamı var.Yani cennet-cehennem
Kimse dünyada sonsuz yaşamayacak.Zengin ya da fakir farketmeksizin ölüm herkese gelecek.
Anın tadını çıkarın derim ben.