Kendini kimseye fark ettirmeyen yorgunluklar var hayatımızda artık. Sessiz bir çığlık gibi. İz bırakmazlar. Çünkü sahipleri bu yükü taşımayı bir görev sanır. İçinde fırtınalar koparken dışarıya sakin bir yüz gösteren bu insanlar , yaşamı ayakta tutan direkler gibidirler. Çünkü herkesin dayandığı yaslandığı ‘o halleder’ dediği kişidir. Ama aslında en çok yorulandır. Tıpkı annelerimiz gibi.
Bugün çağımızda en büyük sorunlarımızdan biri insanların yorgunluğunu görmezden gelme alışkanlığımız. Çalışıyor, gülüyor ayakta duruyor diye kimsenin tükenmeyeceğini sanıyoruz. Oysa modern hayatın en ağır bedeli, insanların içten içe ufalanması,ama kimseye rahatsızlık vermemek için bunu derin bir sessizliğe gömmesi. Hoş bu kişiler de artık çok az etrafımızda. Çünkü genel tavır bencillik, pek kimse kimseyi de düşünmez oldu ya! Yine de inceliklere takılan ruhlar her zaman var olacak.
Sessiz yorgunluklar pek çok şey anlatır aslında. Gecikmiş bir ilgi, ertelenmiş bir teşekkür veya özür, duyulmamış bir ihtiyaç, hiç bir yere yazılmamış bir fedakarlık. Bir insanı en çok yıpratan şey yorulmak değil, yorgunluğunun kimse tarafından fark edilmemesi. İşte tam da burada hepimizin yeniden düşünmesi gereken bir soru var ‘iyi misin’’ ‘gerçekten nasılsın?’.
Bu soru doğru sorulduğunda her kapıyı açan sihirli bir anahtar gibidir. Yüzeysel değil, gözünün içine bakarak, cevabını gerçekten merak ederek sorduğunda ancak işe yarar. ‘Ben buradayım, anlatmak istersen seni duymaya hazırım.’ demenin en insanca yoludur bu soru cümlesini tamamlamak.
Umut aslında tam da burada başlar. Birbirimizin yorgunluğunu fark ettiğimiz, duymaktan korkmadığımız, yük paylaşmaktan kaçmadığımız o anlarda başlar tam da. Çünkü bazen bir insanın dünya yükünü tek bir içten soru hafifletir.
Ve belki de biz o soru sayesinde yeniden insan oluruz.
Unutmayalım ki bir kalbi anlamak, onu onarmanın ilk adımıdır. Birbimizi onaralım ki oluşturduğumuz toplum da onarılsın. Güçlü görünenlerin de kırıldığı gerçeğini hatırlayalım.
Birbirimizin yükünü hafifletebilecekken ‘herkes kendine baksın’kolaycılığına sığınıyoruz. Oysa toplumsal bağlarımızın zayıflaması, insanların birbirinden uzaklaşması, ilişkilerin yüzeyselleşmesi tam da bu kayıtsızlıktan besleniyor.
Daha çok dinle, daha az hükmet, daha fazla farket!
Ve gerçekten iyi misin?
Yorum Yaz
Yorumlar
FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ
Tel: 0555 819 86 99