Okunma Sayısı: 1246

EŞREF-İ MAHLUK OLARAK YARATILAN İNSANA YAKIŞAN

13 Şubat 2015 tarihli yazısı

Geçtiğimiz haftalarda, IŞİD tarafından yakılarak katledilen Ürdünlü pilotu unutamadık sanırım. Allah Rahmet etsin, geride kalan ailesine sabır versin. Bu bir zülümdür. Fitnedir. İslâm dünyası içinde bir olmayı ortadan kaldırmaya çalışanların çirkin oyunudur. Bu oyunda IŞİD, senaryoyu yazanların elinde kendisine haritadan yer beğeniyor sadece. Yıllar yılı keşmekeşliği ve düzensizliği ile sürekli gündem olan Ortadoğu coğrafyasında neden bu kadar terör eylemi gerçekleşiyor bunu hepimizin sorgulaması gerekir. Öyle geniş çaplı bir sosyolojik araştırmaya da lüzum bırakmayacak kadar gözümüzün içine sokulan bir şey vardır: “Ortadoğu’da terörü beslemek demek dengeleri, ipleri elinde tutmak demek.” Kara senaryo sahibi, gücünün irtifa kaybetmemesi uğruna kanlı planlar yapabiliyor. Bunlar artık komplo teorisi filan da değil. Ayan beyan kurgulanıyor birçoğu ve gün aşırı tartışılıyor. İkiyüzlü, şımarık Batı ise “Geç karşıdan seyret olanları” diyenlere hayhay diyerekten görevini üstleniyor.

IŞİD üzerinden propaganda yapılarak anlatılmak istenen davanın içi boş. Onların Müslümanlığı ve İslâmı temsil ettiği algısı da birilerinin eliyle kurgulanmış bir yalan sadece. Dinimizde en vahşi hayvanı bile zevk için, hele hele yakarak öldürmek kesinlikle yasaklanmıştır. Bu insanlara ne oluyor da bir hayvanı incitmeyi men eden bir din adına önüne çıkan her insanı katlediyor!

Allah, İnsanı en güzel surette yarattığını beyan buyuruyor. (Tin suresi) İnsan eşref-i mahlüktur. Yaratılanların en şereflisidir. Ama bunları yapanlar Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın buyurduğu gibi: “Hayvandan daha aşağıdır.” Üstad Necip Fazıl’ın gençliğe hitabesinde kubur faresine denk olarak tanımladığı bu hakikat de insan içindir.

Yer Ortadoğu, en zayıf halka… Her dönemde olduğu gibi bu günde bu coğrafyada tabir yerindeyse cirit atıyor hiç de oralı olmayanlar. Sen kralsın, sen emirsin denilmiş bölünmüş parçalanmış bir coğrafya oluşturulmuş. Sonrası malum birlik ve beraberlik bozulmuş, bundan sonra bilhassa petrol kaynaklarının bulunuşuyla iktisadî tarihi değişen Amerika Birleşik Devletleri için işler daha da kolaylaşmış.

***

Mr. Josef Miller, Ömer ismini alıp Müslüman olma şerefini yaşamış bir kişi. Anzaklı askerin Amerika’da bir hastanede ona anlattığı anısı:

“Gözlerimi açtığımda kendimi yabancı insanların arasında gördüm. Çok korktum. Çünkü İngilizler Türkleri bize barbar vahşi olarak tanıtmıştı. Ama dikkat ettim yaralarımı sarmışlardı.Bana öfkelide bakmıyorlardı. Çantalarında bulunan yiyeceklerden ikram ettiler bana. İyi biliyorum ki onların yiyecekleri çok çok azdı. Bu haldeyken bile kendileri yemeyip bana ikram ediyorlardı. Bu adamlar isteseler şu anda beni öldürebilirler. Ama öldürmüyorlar.Beni cephenin gerisine götürdüler.Biz esirlere misafir gibi davranıyorlardı.Bu duygularla "Yazıklar olsun bana" dedim. "Böyle asil insanlarla niye ben savaşıyorum Bu İngiliz milleti ne yalancıymış ne kadar Türk düşmanıymış"diyerek pişman oldum. Ama bu pişmanlığım
Fayda etmiyorki. Bu iyiliğe karşı ne yapsam diye günlerce düşündüm durdum. Ve nihayet bizi serbest bıraktılar.Memleketime döndüm.İşte ülkemde Türk milletini ömür boyu unutmamak için koluma Türk bayrağını dövme olarak yaptırdım. Bu bayrağın esrarı bu işte…”

 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Ali sert - 14 Şubat 2015 18:24
Yüreğine sağlık Utku abi
RECEP AYAZ - 14 Şubat 2015 02:16
ÇOK BEĞNDİM BU HAFTAKİ YAZIYI

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99