Okunma Sayısı: 2477

Kudüs

02 Aralık 2015 tarihli yazısı

Kudüs’ten izlenimlerim
4 günde fetih: Kudüs1

Değerli okurlar;
Size bu yazımda Kudüs izlenimlerimi aktarmak istedim.
2014 Nisan ayıydı. Arkadaşlarım Mescidi Aksa’ya gideceğiz dediler. Bir an içimi heyecan sarmıştı.
Hemen hazırlıklarımı yaptım. Bu müthiş yolculuğun heyecanını vücudumun her köşelerinde hissetmeye başlamıştım.
Çünkü İslamiyet’in ilk kıblesi olan Mescidi Aksa’yı görecektim. Kudüs topraklarına ilk adımımı atmıştım. Gece saatleriydi. Yoğun ve sıkı bir kontrol sonrası çok şükür ki kontrollerden geçmiştik. Kimimizi 1 saat alı koydular, kimimiz ise hemen geçmişti.
***
20 kişilik grubumuzu dağıtmadan sabırla birbirimizi bekledik muhtemelen sorguya alanlar Mossad ekipleriydi. Sormadıkları soru yoktu. Bir yandan kızıyor bir yandan da kutsal mekanı (Mescidi Aksa’yı) görecek olmanın sabırsızlığını yaşıyorduk. Bizi bekleyen otobüse grubumuzla birlikte binip otele geçtikten sonra zaten herkesin üzerindeki yorgunluk gözlerinden okunuyordu ve 3 saat sonra sabah namazı için Mescidi Aksa’ya gidecektik.
Ben uyumamayı tercih ettim. Çünkü hep fotoğraflardan gördüğüm Mescidi Aksa’yı ilk kez çıplak gözle görüp ibadetimi yapacaktım. Tur rehberimiz lobide toplanma saati belirlemişti ve toplanıp otobüse binerek Mescidi Aksa’nın aslanlı kapısından giriş yaptık.
***
Ve ilk gördüğüm Hz. Meryem annemizin eviydi. Bu mükemmel tarih koridorundan geçerken tüylerim diken diken oluyordu anlatılanlardan. Osmanlı külliyeleri ve hemen yanında Hz. Süleyman’ın Mescidi Aksa’yı cinlere yaptırdığı kubbesini canlı gözle görüyordum. Ve hemen karşımda ilk kıblemiz Mescidi Aksa vardı ve ilk sabah namazımızı kılmak için içeriye girmiştik. İlk namazımızı eda ettikten sonra tur rehberimiz bize nerede olduğumuzu söylediğinde şok oldum. Namaz kıldığımız yer hacer-i muallak yani efendimizin miraca çıkarken üzerine bastığı taşın üstündesiniz dediğinde sanki rüyadaymışım gibi hissettim.
***
Tabi aslında sadece bu anlattıklarımdan ibaret değildi Kudüs. Hz. İbrahim’in İsmail’i kurban etmek istediği, efendimizin miraca yükselmeden önce Burak adlı bineğini bağladığı yeri, yine efendimizin bir rivayete göre 24 bin peygambere imamlık yapıp namaz kıldırdığı ve birçok manevi duyguyu hissedebileceğimiz bir kutsal yerdi Kudüs. Hz. İsa’nın doğduğu mağara, Rabiatül Adeviyye’nin türbesi, Hz. İbrahim’in hanımlarının ve oğullarının türbeleriydi ve daha birçok yerdi Kudüs. En ilgimi çeken hikaye de Osmanlı Askeri Iğdırlı Hasan Onbaşı idi. Kıssadan hisse anlatayım.
***
Yıllar önce rahmetli İlhan Bardakçı, Kudüs’te gördüğü Iğdırlı Hasan Onbaşı’nın hikâyesini anlatmıştı. Davetli olarak gittiği Kudüs’te Mescid-i Aksa’nın merdivenlerinde rastlamıştır ona.
Merdivenlerin başında dimdik durmaktadır.
Merak edip kim olduğunu sorar yanındaki Dışişleri yetkilisine.
"Bilmem" diye cevap verir Daire Başkanı, "Bir meczub işte. Ben bildim bileli burada durur. Kimseye bir şey sormaz. Kimseye bakmaz, kimseyi görmez."
İlhan Bey, yanına gidip "Selâmünaleyküm baba" der.
Uzun boylu ihtiyarın gözleri aralanır, "Aleykümselâm oğul" diye cevap verir.
***
İlhan Bardakçı, hürmetle ellerini öptüğü o ihtiyarın hikâyesini anlatmadan önce bilinmesi gerekenleri şöyle ifade eder:
"O canım devlet çökerken, biz Kudüs’ü 401 yıl 3 ay 6 günlük bir hâkimiyetten sonra bırakırız. Günlerden 9 Aralık 1917 Pazar günüdür. Tutmaya imkân yok. Ordu bozulmuş, çekiliyor, Devlet, zevalin kapısında. İngiliz girinceye kadar geçen zaman içinde yağmalanmasın diye oraya bir ardçı bölük bırakırız. Âdet odur ki; kenti zabteden gâlip, âsâyiş görevi yapan yenik ordu askerlerine esir muamelesi yapmaz."
Kudüs’te bırakılan ardçı bölüğün bir askeridir o.
Bir isteği vardır.
Komutanına selâm gönderir.
"Ben, o gün buraya bırakılmış 20. Kolordu, 36. Tabur, 8. Bölük, 11. Ağır Makinalı Tüfek Takım Komutanı Onbaşı Hasan’ım...
Memlekete avdetinde yolun Tokat Sancağı’na düşerse... Git, burayı bana emânet eden kumandanım Kolağası (Önyüzbaşı) Musa Efendi’yi bul. Ellerinden benim için bus et (Öp). O’na de ki... O’na de ki, gönül komasın. O’na de ki, "11. Makinalı Takım Komutanı Iğdırlı Onbaşı Hasan, o günden bu yana, bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Tekmilim tamamdır kumandanım" dedi dersin..."
***
Bu hazin hatırayı Bardakçı’nın kaleminden okuyanlar, belgeselden izleyenler, ana haber sonrası ekranlarda rastlayanlar, öğretmeninden veya bir arkadaşından duyanlar... Hep aynı hislere kapılırlar. İçinde birazcık vatan sevgisi olanların gözleri yaşarır…

Yücehan Canıgeniş
Günün Fotoğrafı
KUDÜS / 2014 @ MESCİDİ AKSA
İnstagram.com / yucehan_cngns
Facebook.com / y.canigenis

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Ayhan oyan - 03 Aralık 2015 10:36
Duygulandiran mükemmel yazı. Tebrik ediyorum.
Ersin Karaca - 03 Aralık 2015 09:06
Müthiş bir gezi yazısı olmuş Yücehan abi. Çok keyifli anlatmışsın. Hasan Onbaşı hikayesine ise bayıldım.
Aylin - 02 Aralık 2015 23:40
Ne mutlu size

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99