Her bir canlı doğar,yaşar ve ölür.Ölüm bir gerçek.Kimse sonsuza kadar yaşamadı ,yaşamayacak.
Şöyle bir bakalım,hayatımızın süreci nasıl geçiyor? İlkokul çağına kadar bebekli ve çocukluk zamanı ve insanın en güzel geçirdiği ,en dertsiz ve tasasız dönemidir.Sonra hayat yarışı başlıyor.
Okul hayatı ile başlayan yaşamımızın 6-21 yaş arası okumak,iyi bir bölüm kazanmak ve iş hayatına hazırlanmak için geçiyor.Sonra erkekler için askerlik dönemi var.
İş hayatına hazır olan gençler,iş aramaya başlıyor. Çoğu da kendi istediği mesleğe sahip olmadan hem de.
Bir şekilde iş hayatı başlıyor.Gününüzün 8 saati işyerinde geçiyor. Kalan süre,uyumak,yemek yemek,tv izlemek ve hafta sonları çoğunluk olmak üzere bir parça sosyal hayat. Gezmek,arkadaşlarla veya aile ile vakit geçirmek.
BU böyle ortalama 40 sene gidiyor.BU arada evlenip çocuk sahibi olunuyor. Anne ,babanızda sağlık problemleri çıkıyor ve ailenizle de ilgilenmeniz gerekiyor.Aynı şekilde sizin de çocuğunuz başlıyor okula gitmeye ve sonrası aynı senaryo. Emekli olduğunuzda yaşınız geçmiş,bazı hastalıklar çıkmış ve artık istesenizde sosyal hayatınız eskisi gibi olamıyor.Ve bir gün geliyor herhangi bir sebeple sizde hayata gözlerinizi kapatıyorsunuz.İşte doğup ölene kadar ki hayatınız böyle geçiyor.Yani herkesin söylediği ama kimsenin yapmadığı ya da çok az insanın yaptığı ,sevdiklerinize,kendinize vakit ayırma lüksünüz bu çizginin arasında kalıyor.Keşke dediğiniz çok şeyi arkanızda bırakarak veda ediyorsunuz dünyaya.
Bu kadar kısa sürede ,yaptığınız iyilikler kalıyor geride sadece.
Düşünün ,mesela babanızın ananesini ne kadar tanıyorsunuz? Ya da onu hiç gördünüz mü?Oysa o da sizler gibiydi ,çocuk da oldu,genç de.
Yani sizde birgün unutulacaksınız.Nesiller gelip geçecek üzerinizden.
Kimi zengin yaşayacak bu hayatı,kimi ekmek parası hesaplayarak Ama sonuç hiç değişmeyecek.Erkek,kadın ayırt etmeden herkes birgün ölecek.
İşte bazı insanlar bu gerçeği unutarak yaşıyor.Birine veya bir canlıya zarar verirken hırslarına yenik düşüyor ve ölmeyi hiç aklına getirmiyor.Oysa ki ölüm ensemizde bir nefes kadar yakın bize.
Hayatınızın her anını değerlendirin.Çocuk ruhunuzu kaybetmeden sarılın hayata.Gülümseyin herkese ve herşeye.Çevrenizde size olumsuz gelen şeyleri çıkarın hayatınızdan.Sizi sevenleri sevin.Kimseyi kırmayın,üzmeyin.Sevgiyle sarın tüm yaraları.
Sokakta gördüğünüz bir kediyi bir köpeği sevin bir yudum su bir avuç yemek verin onlara.
Hiç bir canlıya zarar vermeyin.Onlarında sizin kadar yaşama hakkı olduğunu unutmayın.
Zulmetmeyin ,şefkatli insanlar olun.İnanın vicdanınız çok daha huzurla dolacak o zaman.
Ailenize,sevdiklerinize sahip çıkın,sokakta gördüğünüz çocuğu da kendi çocuğunuz gibi görün,koruyup kollayın.
Şiddet,öfke,zulüm kalpleri karartmaktan başka hiç bir işe yaramaz.
Sevgiyle bakın gökyüzüne,yeni açan çiçekleri koklayın ve şükredin ne kadarda güzeller ve ben onun kokusunu içime çekebildim diye.Her sabah uyandığınızda nefes aldığınıza sevinin ve o gün içinde mutlaka kendinizi mutlu edecek küçük de olsa bir şeyler yapın.
Hayat çok kısa ,o yüzden gülümsemek lazım hayata...