Aylar oldu özgürlüğümüz bizden uçup gideli. Hatırlıyorum da bir kadın vardı içimde, özenle hazırlanarak dışarı çıkmak için kuşlar gibi kanat çırpan. Kalbi ertesi günün planı ile sanki sınava girecekmiş gibi heyecanla güm gümleyen. Şimdi o kadınla epey ayrı düştük. Aslında kendisini dizginliyorum diyebilirim. Her seferinde coşmak isteyen o bugünlerde farklı alternatiflerle kendini eğlemeye çalışıyor.
Çoğunluk bizler gibi. Bunu sıkça tekrarlıyorum içimden. Çünkü bazen insan kendini oldukça yalnız hissediyor. Sanki eve kapanan yalnızca kendisiymiş gibi düşünüyor. Oysa vurdumduymazlar hariç bilinçli herkes evinde. Bu süreçte kendini yeniden bulanlar mı dersiniz, bulduğundan memnun olmayan ve değişmeye çalışan mı, spora başlayan, hobilerin dünyasına kocaman adımlar atanlar mı dersiniz, herkes yenilenmenin ve ruhen özgürleşebilmenin peşinde. Kimisi de sadece duruyor. Bazen durmak da durulmak ve yenilenmek demek aslında.
Büyükler bu durumdan en çok etkilenenlerden ve tabi diğeri de çocuklar. Çocuklar ve çocuklu genç aileler bir şekilde oyalanıyor ve zaman akıyor telaşla ama 65 yaş üstü büyüklerimiz hele ki özgür ruhlu olup gezmeyi sevenler evde bunalıyor hatta depresyona giriyorlar. Bu süreçte onların da elimizden geldiğince ilgi alanları yaratmasına ve kafalarını boşaltmasına yardımcı olmamız gerekiyor. Kimisi mutfakta yaratıcılıklarını konuşturuyor kimisi sevdiği kitapları vakit bulmuşken okuyor, kimisi hobilerine sarılıyor örüyor, dikiyor, biçiyor. Tabi konsantre olmakta zorlananlar da var. Hepimiz bir şekilde zamanın içinde onunla birlikte akıyoruz. Yaptıklarımız yapmadıklarımız hep bizimle. Planlarımız çok değişti hatta sadece güne endekslendi yarını bile tasarlamak güçleşti ama bu büyük bir motivasyon kaynağı da olabilir gelecek adına. Bu bizim elimizde.
Çalışırken veya o hay huyun içinde evrilirken pek çok şey için yaratamadığımız vakit şimdi avucumuzun içinde. Biliyorum çok zor ama geçecek. Hepimiz özledik dolaşmayı, parklarda serilmeyi, restoranlarda sevdiğimiz yemekleri yemeyi, alışveriş yapmayı, bir kahve eşliğinde dost sohbetlerini. Ama aslında bu durum siyah ve beyaz kadar net, ölmek ve yaşamak kadar sert. Arası yok, grisi yok. Grip gibi birkaç gün yatayım geçer değil, genç yaşlı çocuk dinlemiyor, sinsice bir anda hiç anlamadığımız bir şekilde yerleşiveriyor ve kurtulması güç. Lütfen evlerimizde kalmaya devam edelim, rehavete kapılmayalım, normalleşmeyelim, bilinçlenelim, ihtiyaçlar doğrultusunda hareket edelim, ötekileri de düşünelim, sağlıkla devam edebilmek için güçlü nedenler bulalım. Lütfen yaza güzelliklerle girelim ve kışa sapasağlam çıkalım!
Yorum Yaz
Yorumlar
FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ
Tel: 0555 819 86 99