Flaş Kocaeli
Rıza Güven Usta
rizaguvenusta@gmail.com
Okunma Sayısı: 3021
Rıza Güven Usta

ÖTEKİLEŞTİRMEKTEN KURTULABİLECEK MİYİZ

16 Ocak 2020 tarihli yazısı

Toplumumuzda ötekileştirme gittikçe daha kötü bir hal alıyor.

Seçim döneminde Cumhur ittifakı üyelerinin her fırsatta Millet İttifakı için "Zillet İttifakı " yakıştırması hiç uygun bir yakıştırma değildi.

 

Siyasi Partilerinin Genel Başkanlarına bu ifadeleri hiç yakıştıramamıştım.

Siyasetçiler seçim zamanı bazı kelimeler kullanılıyor ama bunların uzun vadelere yansımalarını da hesap etmeliler.

 

Toplumu nasıl kamplara böldüklerini fark etmeliler.

Eskiden 

Sn. Ecevit

Sn. Demirel

Sn. Erbakan vardı.

Şimdi ne var.

Bay Kemal

Bay Recep.

 

İnanın buna alışmak istemiyorum.

Ne anlatmak istediğimi eski Genel Başkanların açık oturumları takip ederek bizzat yaşamanızı tavsiye ederim.

     ********

Belediyeler de yaşanan durum çok vahim. Bir kesim bir tarafta diğer kesim öbür tarafta.  Belediyelere işçi alırken bırakın adaletli olmayı tartışmayı, işçi çıkarmaları düşünüyoruz. 

Bu benim için çok enteresan bir durum, çünkü bu işinin sonunun nereye varacağını kestiremiyorum.

Eğer bu ötekileştirme böyle giderse bu işin sonu bu ülkeyi bölmek olur.

Hem de ortadan ikiye kabak gibi bölmek.

Mesela ötekileştirmenin bariz bir örneğini verecek olursak, bir taraftakiler yani AK Partililer CHP’ye CEHAPE derken diğer taraftan CHP’lilerde AK Parti’ye AKP diyor.

Ve toplum bunlar arasında tercih yapmak durumunda kalıyor.

Oysaki bir seçime gidiyoruz savaşa değilki.

Kazanan ganimetten payını alsın.

 

Bazen soruyorum ‘Niye bu ötekileştirme,

ötekileştirme üzerinden bu kavga niye  ?  ’ 

İnsanları ötekileştirerek safları sıkılaştırmak  siyaset açısından bir rant getiri sağlayabilir belki ama ülke açısından hiçte öyle bir şey getireceğini sanmıyorum.

Artık birazda ülkemizi düşünmemiz gerekiyor. 

Biz birlik beraber olsak, herkesin fikri kendine kalsa, yöneten, seçilen kişi bıraksak icraatını yapsa daha iyi olacaktır.

 

Ben kimseyi ötekileştirmeden hiçbir partiyi kurumu kastetmeden herkes için konuşuyorum.

Ben bu konuya parmak basarken bir yandan CHP’liler bir yandan AK partililer belki beni sevmeyecek. Diğer partilerde ki insanlarda eleştirebilirler.

Bu eleştilerim bazı insanların  işine gelmeyebilir.

Çünkü safları sıkılaştırmazlarsa sanırım iki taraftan da faydalanamıyorlar. 

Her partide sağ duyulu insan muhakkak vardır. CHP’de de, AK Parti’de de, diğer partilerde de.

Bu durumdan rahatsız olan her kesimden elbette var insan var. 

Çok da ayırmak istemiyorum ama bariz bu hale geldiği için bunlar üzerinden konuyu değerlendiriyorum.

 

******

        Olaya bir de İslami açıdan bakalım.

Müslüman olmak ne demek? Bunları düşünelim, kendimizi sorgulayalım.

Peygamberimizi, ashabımızı düşünelim.

Onlar karşısında ki bütün insanları Müslüman adayı olarak görürlerdi.

Ve onları nasıl Müslüman (yani gavuru nasıl Müslüman) yaparım diye hesap ederlerdi.

Ama günümüz muhafazakarları (Müslümanlık hepimiz için geçerli olduğu için) 

Kendini yüzde 99’u Müslüman diye tanımlayan ülkemizde Sadece kendimizi ve etrafımızı Müslüman kabul edip ‘Karşımızdakini nasıl gavur ilan edebiliriz diye düşünüyoruz. 

Bu düşüce tarzı ne Muhammedi bir metod ne de Hz. Peygamberimizin tarzıydı. 

Ayeti kelimede bununla ilgili şöyle bahseder 

 

“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adaletten ayrılmaya yöneltmesin. Adaletli davranın; bu takvaya daha yakındır. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah sizin işlediklerinizden haberdardır.

Maide Suresi 8. ayet ”

Buna çok dikkat etmemiz lazım.

 

Muhafazakar kesimin dışında, kendini milliyetçi kesimden, sosyal demokrat kesimden tarif eden insanlar için düşünürsek ;  sosyal demokrat olmak eşitliği savunmak , hakça paylaşımı savunmak demek değilmi ?

 

Biz, Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan T.C. kimliği olan bütün insanların hepsine birden  Türk Milleti diyoruz. Bu açıklama M.Kemal Atatürk’e aittir.

Çünkü biz Türk derken insanın kafatasını, ırkını ölçmüyoruz. 

Eğer bir kişi T.C. kimliği almış, Askere gitmiş, vergisini veriyorsa, o zaman T.C.’deki her şeyden eşit  faydalanması lazım değilmi ?

 

Ama geldiğimiz noktada durum böyle değil.

İnsanların işe girebilmesi için neden illaki bir siyasi partiye üye olması gerekiyor? 

Hiçbir siyasi partiye üye olmadan sadece T.C kimliği, Vatandaşlığı ile işe girebilme hakkı olamıyor.

Mesela ben çok iyi bir AK Partili bir arkadaş tanıyorum. 

Çok bilgili, Kapasitesi çok yüksek ama AK Partili olmasına rağmen AK Partinin hiçbir yerinde doğru düzgün bir işe giremedi.

 

Önemli görevlerde bulunamadı, kenar kıyı işlere girdi. 

Niye biliyor musunuz? 

 

Çünkü AK Partiyi benimsedi ama siyaseti sevmedi, teşkilatlarda görev almadı, partide kendini gösteremedi.

 

AK Parti örnekti. Bunun tersi de, başka bir partide olabilir. 

Başka partilerden insanlarında başına gelebilir. 

 

Yani işe girebilmen için parti adamı olman yetmiyor, partide birilerine kendini göstermen gerekiyor.

Bu durum çok büyük bir yanlıştır. Bir türlü anlamıyorum.Ülkenin sivil yöneticileri inisiyatif kullanıp bu konuya müdahale etmeli. 

 

Bu arada yönetici açısından da bakmak gerekirse seçilmiş insanlar tabiî ki de kendi çekirdek kadrosunu oluşturma, özel kalemini, yardımcısını, müdürünü , dairebaşkanını tabiiki seçilmiş belirleme hakkına sahiptir.

 

Ama bir kurumun alt kadrosu ile o kadar oynamak ne kadar insani ne kadar vicdani bilemiyorum. 

Düşünün ki o alt kadroda çalışan insanların da bakmakta olduğu bir ailesi çoluğu çocuğu var.

İktidara geldiklerinde tabiî ki kadrolaşacaklar. 

 

Ama kadrolaşırken de vicdanı elden bırakmadan insanlara kucaklayıcı davranarak yapmak gerekiyor bence.

Bu Ötekileştirme olmazsa toplumdaki tüm bireyleri kazanırız. 

Ötekileştirmenin bir acı boyutu da ötekileştirme üzerinden yapılan siyasetin ve bunun üzerinden insanların iş hayatıyla ticaretiyle oynamanın sosyolojik travmalarıdır, ötekileştirildiği için işini gücünü kaybeden insanların yaşadığı acıdır.

İşte ötekileştirilen bu insan sana karşı bir hamle içine giriyor. 

Karşılıklı hamleler oluyor. Ve biz kaybediyoruz, toplum kaybediyor.

Çünkü seçimleri bir savaş gibi görüyoruz.

Ve bu savaşın sonunda kazananın ganimetten pay almasını hak biliyoruz

Bu hiç de doğru bir bakış açısı değil.

Ya hiç bir partiye üye olmayanlar.

Hiç bir partiye üye olmayıp, Sizin partinize oy verenlerin bil hakkını  yiyoruz.

Birakın baska partilere oy vermeyi

Bu konu aslında toptan siyasetin konusu olmalı.

 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Reyyan - 17 Ocak 2020 00:25
Maalesef çok haklisin ve İlahi adalete güvenip, bir gün senin gibi iyilerin de kazanacağına inanıyorum...

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99