“Benim bir ideolojim var ama ben önce hukukçuyum”

Kocaeli Barosu'nun, 35'inci Olağan Genel Kurulu'nda Av. Nuri Almaz ile yarışarak seçimi kazanan ve 80 yıllık Kocaeli Barosu tarihinde ilk kadın başkan seçilen Av. Bahar Gültekin Candemir ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Baro tarihine ilk kadın başkan olarak geçmenin gururunu, yeni yönetimin projelerini samimi bir şekilde anlatan Baro Başkanı Candemir; “Hukukun her türlü ideolojinin üzerinde olduğunu savunmalıyız “ dedi.

 Kocaeli Barosu’nda seçilmiş ilk kadın başkan olarak tarihe geçtiniz. Neler söyleyeceksiniz?

Çok büyük bir mutluluk ve gurur hissediyorum. Tabi daha önce Kocaeli Barosu tarihindeiki kere hem cinslerim aday oldu çok kıymetli Banu Yılmaz ve Nuran Kortel. Bu anlamda onların da misyonunun devamı olarak hizmet bayrağını teslim aldım. Bir cumhuriyet kadını olarak benim için büyük bir onur. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e gerçekten büyük bir şükran duyuyorum. Her konuşmamda bunu dile getiriyorum ; Cumhuriyetimizin 95'inci yılı sebebiyle Ata’mızı  manevi huzurunda ziyaret ettiğimde aynı hisleri paylaştım ve gözlerim doldu. Dünyadaki pek çok muasır ülkeden evvel, biz kadına seçme ve seçilme hakkı elde etmiş bir toplumuz. Dolayısıyla onun sayesinde yıllardır seçme hakkımı kullandım, şimdi seçilme hakkına nail oldum. Genel kurula da bu anlamda büyük şükran borçluyum.

 

“ŞİDDETİN TEMELİNDEKİ SEBEPLERİ ORTADAN KALDIRMAK LAZIM”

Kocaeli Barosu yeni yönetiminin projeleri nelerdir? Geçtiğimiz günlerde CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet baroyu ziyaret ettiğinde “Kadına Karşı Şiddetle Mücadele” konusunda daha hassasiyetli davranılması gerektiğine dikkat çekti. Bir kadın ve bir anne olarak  sizin ve yönetimin bu anlamda farkı ne olacak?

 Mesleğe başladığım  1995 yılından itibaren Kocaeli Barosunun çeşitli kurum ve komisyonlarında görev almakla birlikte ilk başlangıcım Çocuk Hakları Komisyonuydu. Türkiye’deki şiddet olaylarının dikkate alındığında bu şiddet bazen kimi zaman ekonomik şiddet, kimi zaman sosyal şiddet kimi zaman da aile içi şiddet kadın ve çocuğun muhatap olduğu bu olumsuz olaylara karşı ciddi projeler üreten bir komisyonumuz vardı o tarihlerde de bugünde de merkez şeklinde devam ediyor. Düşüncem her türlü şiddet ve istismarın iş hayatının, çalışma hayatının içerisinde terör de dahil olmak üzere karşında daha güçlü bir sesle refleks gösterebilmek. Kocaeli Barosu kurumsal anlamda bu vakaların takipçisi olup, gerek yargısal süreçlere gerekse rehabilitasyon süreci içerisinde diğer kurum ve kuruluşlarla irtibat haline geçerek çözüm önerileri geliştirecektir. Çünkü şiddetin temelindeki sebepleri ortadan kaldırmak lazım. Sadece cezai yaptırımıyla bunu ortadan kaldırmanın çok mümkün olacağını düşünmüyorum, halkın da bu anlamda bilinçlendirilmesi gerekiyor.

 

“DAHA GÜÇLÜ SÖYLEMLERDE BULUNACAĞIZ”

Bunun dışında da çok projemiz var seçim süresince de meslektaşlarımızın tabi daha önce bilgi sahibi olmakla birlikte de sorunlarını dinledik. Bir bilgi bankası oluşturduk buna karşı projeler ürettik, mesleğin ekonomik ve sosyal problemleri var ciddi anlamda vergi yükümüz var, genç meslektaşlarımızın mesleğe icra sırasında şiddetli bir şekilde haksız rekabete uğradıklarını biliyoruz, bununla başa çıkacağız. Toplumda hukuka aykırı davranışlar karşısında refleks göstereceğiz. Hukuk devletinin yanında olacağız Hukuk devletini savunacağız. Kent ve ülkenin problemleriyle alakalı daha güçlü söylemlerde bulunacağız.

 

“HUKUKUN HER TÜRLÜ İDEOLOJİNİN ÜZERİNDE OLDUĞUNU SAVUNMALIYIZ “

Ülkemizde son zamanlarda hukukun üstünlüğünün tartışıldığı ve yargıya güvenin azaldığı bir dönemdeyiz. Hukukçular bu durumu nasıl çözecek?

Bizim bu aykırılıkları net olarak ortaya koymamız lazım. Siyasetin yargıya müdahalesinin önüne geçmek lazım .Çünkü hukukun kendi ideolojisi var hukuk kurallarından ayrıldığınız zaman adalet duygusunu ve hukuki güvenceyi ortadan kaldırırsınız . Türkiye’de özellikle bizim geçtiğimiz yıllarda da söylediğimiz bir şey vardı. HSYK’da Adalet Bakanı ve Adalet Müsteşarının üye olmasının ortadan kaldırılmasını düşünüyorduk. Çünkü yargıç bağımsızlığı anlamında olumsuz bir durumdu, yürütmenin müdahalesi olarak görüyorduk. Ama anayasa değişikliği sonrasında HSYK yürütmenin dahilinde daha da açık bir hale getirildi ve yargıç teminatı ve yargıç bağımsızlığından zarar gördü. En azından toplumda ki itibar böyle, öte yandan evrensel hukuk ilkelerine aykırı yasama süreçleri gördük. Bunlar ciddi problemler. 15 Temmuz süreci sonrasında haklarında herhangi bir cezai soruşturma olmayan kişilerinde meslekten ihracına varan hukuka aykırı bir takım tasavvuflarda bulunuldu. Hukuki denetim imkansız hale getirildi. Kişilerin yargı karşısındaki güvencesini sağlamak zorundayız. Çünkü hukuk toplumsal barışa hizmet edecek ama temel hak ve özgürlükleri de koruyacaktır.Bu anlamda, bu olumsuzlukların kaldırılması noktasında çalışmalar üreteceğiz. Burada dikkat etmemiz gereken şey bu üretimlerde herhangi bir ideolojik gözü kullanmamak.Hukuk ideolojisiyle hareket etmek lazım. Çünkü hukukun her türlü ideolojinin üzerinde olduğunu ve her türlü ideolojiye karşı bağımsız olduğunu savunmalıyız biz hukukçular.

 

“BENİM BİR İDEOLOJİM VAR AMA BEN ÖNCE HUKUKÇUYUM”

Seçim süreci ve sonrasında CHP’li kimliğiniz öne sürüldü ve hatta seçimi bu sayede kazandığınız tartışıldı.Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Hep söylüyorum , 24 yıllık avukatım 2 yıl kadar böyle bir tecrübem oldu. Her insanın bir ideolojisi var o süreç içerisinde özellikle tüm görevlerimden ayrılmıştım ve baro başkanlığı görevinin her türlü ideolojiye karşı bağımsız olması gerektiğini düşünüyorum. Bugüne kadar baro başkanlarımızın bir ideolojisi vardı. Ama bizler için çok gururlu olan bu görevi icra ederken hiç kimse dar siyasi ideolojisi üzerinden hareket etmedi. Benim o dönemde gösterdiğim refleks buna özellikle dikkat ediyor olmama rağmen bazı basın mensupları tarafından o süreçte insanların gözünde hukukçu kimliğimle, bu kadar yaptığım hizmetin kurumsal görevlerimin rafa kaldırılarak, hep bir siyasi partiyle özdeş tutulmamdı.Ben ideolojim olduğunu saklamadım. Benim bir ideolojim var ama ben önce hukukçuyum. Ben bir hukukçu olarak aday oldum ve dolayısıyla öyle anılmak istedim.

 

“İYİ NİYETLE YAPILMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Size bu konuda haksızlık yapıldığını düşünüyor musunuz?

8 dönem baroda genel kurulun onurlandırmasıyla görev yapan bir insanım ve bu kimliğimle çıktım. Ben bunu Kocaeli Barosu’na siyaset sokuluma amacıyla yapıldığını düşünüyorum.iyi niyetle yapılmadığını düşünüyorum. Bu söylemlerde bulunan kişilerin baroya siyaset sokma amacıyla hareket ettiklerini ve haksız rekabet yarattığını düşünüyorum. Ben seçim sürecim boyunca hep proje anlattım, proje üzerinden yürümeye çalıştım. Olması gerekende buydu ama maalesef böyle bir muameleye maruz bırakıldım.

 

“HAK ETMEDİĞİM BİR NİTELEMEYE MARUZ KALDIM “

“Tekzip yayınlatırım” söylemleri de günlerce tartışıldı..

O gün meslektaşım olan çok sevdiğim bir üstadımın vefat ettiğini öğrendiğim bir gündü. Basın mensubu arkadaşım aradı “Seçimle alakalı bir röportaj yapmak istiyorum  beyanınızı alabilir miyim” dedi. Ben daha Kocaeli Barosu Başkanı sıfatını taşımıyorum. Genel kuruldan her ne kadar onurlandırıldıysam da o yetki belgesini almadım.Bu görüşmeleri mazbatamı aldıktan sonra yapmak istiyorum dedim.Nezaketsizlik yapmak istemiyorum hayatım boyunca hep dikkat ettim. Arkadaşımız ısrarcı olunca, cenazeye  geldim öğlenden sonra arayın konuşalım dedim. 5 dakika sonra aradı beni “Merkezden soruyorlar, CHP’de ne kadar görev yaptınız?” dedi. Sevgili kardeşim ne olur artık bunun üzerinde durmayın ben artık her türlü ideolojiye sahip meslektaşa hizmet edecek bir makamı temsil ediyorum, dolayısıyla bir ideoloji mensubu olarak yansıtılmak kuruma zarar verir. benim artık ideolojim yok tek ideolojim hukuk , dolayısıyla yazmayın. O süreçte tekzip etmeyi de düşündüm. Çünkü kurumuma zarar verilmesini istemiyorum lütfen dedim kapattım. Cenazeden çıktığımda tüminternet gazetelerine düşmüştüm “Aba altından sopa gösterdi” diye.Hayatımda hiçbir zaman kimseye aba altından sopa göstermek anlamı taşıyabilecek kabalıkta bulunmadım. İhmalim olabilir ama kusurlu  veya kasıtlı bir şekilde kimsenin kalbini kırmam. Çünkü ben insan merkezi bir iş yapıyorum  bir hassasiyeti ifade ettim. Aradım hatta dedim ki niçin böyle haberler yaptınız ben sizinle dertleştim. Basın ilkeleri çerçevesin de bizim sizinle dertleşmemiz röportaj değildir. Tüm gazetecilere  çok teşekkür ediyorum önem verdiğiniz için buradasınız ve benim size ihtiyacım var baronun üretimini nasıl duyuracağım yoksa ben kamuoyuna. Fakat çok hassasiyet gösterdiğim bir mevzuda hak etmediğim bir nitelemeye maruz kaldım. Ama zaman içersinde onlar da beni tanıdıkça fikirlerini değiştireceklerdir. Birbirimize zaman tanımamız lazım diye düşünüyorum.

 

“ÇOCUKLUK HAYALİMDİ”

Avukatlık mesleğini nasıl seçtiniz , böyle önemli bir makama gelmeyi hayal ediyor muydunuz?

Bu soru her sorulduğunda ynı cevabı veriyorum.Benim çocukluk hayalimdi. Tek kanallı televizyon döneminde bir avukatın hayatını anlatan bir dizi vardı. Ben o diziyi izlerken avukat olmaya karar verdim. Hatta ilk cübbemi de annem dikti ve 23 Nisan'da giydim hatta o resmim sosyal medya hesabımda hala durur. Başarılı bir öğrencilik dönemi yaşadım. Fen ve Matematik bölümlerini okudum. Hocalarım, Tıp Fakültesi'nde okumam konusunda beni yönlendirdi. Sınavlara üç ay kala vazgeçtim. Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazandım. 1995 yılında mezun olarak mesleğimize ilk adımımızı attık. İnsanların sorunlarına da hayatım boyunca hep duyarlı oldum. Her zaman adalete ve hakka önem veren bir anne babanın çocuğu oldum.Adalet ve vicdan duygusunun aile ortamında oluşturulduğunu düşünüyorum. Daha öncede bir çok yerde söyledim tekrar dünyaya gelmiş olsam yine bu mesleği yaparım.

 

“İLK KADIN BAŞKAN SEN OLMASIN DEDİKLERİNDE, BÜYÜK HEYECAN DUYARDIM “

Baroda 2002’den itibaren 8 dönem boyunca çeşitli kurumlarda görev yaptım. Üstadlarımızn baro başkanı olmayı düşünmelisin dediklerinde hatta Kocaeli Barosu’nun ilk kadın başkanı sen olmasın dediklerinde hep büyük heyecan duyardım. Durun zamana ihtiyacım; var kemal yolunda yürümeliyim, kemale ermeliyim. Her şeyden önce manevi olarak hazır hissetmiyordum netice itibariyle 2017 yaz ayları gibi;  yönetimde o geniş çalışma grubu arkadaşımızla oturduk konuştuk. Artık zamanı m? Hadi zamanı çıkalım diyerek bir adım attık.  Aday belirleme süreci oldu ve bu göreve getirildim genel kurul tarafından. Hayal mi evet belki ama  hedef olarak koymadım. Fakat çok çalıştım mesleğim için, kurullarda çok çalıştım emek verdim . Genel kurula da bu anlamda büyük teşekkür ediyorum. Bu göreve layık görüldüğüm için.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99