Yaklaşık 10 gün önce Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Abdullah Karacan, Adapazarı’nda bir fabrikada işçi tarafından öldürüldü. Karacan’ın öldürülmesi Türkiye genelinde büyük bir yasa neden oldu. Karacan’ın öldürülmesinin ardından Lastik-İş Genel Başkanlığı görevine Lastik-İş Genel Sekreteri Alaattin Sarı getirildi. Sarı, başkanlığa getirilmesinin ardından bir basın toplantısı düzenledi. Lastik-İş Sendikası’na ait olan Tryp By Wyndham Otel’de düzenlenen toplantıya Lastik-İş Genel Başkanı Alaattin Sarı’nın yanı sıra Genel Merkez Yöneticileri Necdet Ulusoy, İhsan Malkoç ve çok sayıda işçi katılım gösterdi. Başkan Sarı, Abdullah Karacan’ın öldürülmesine yönelik iddialara açıklama getirdi.
ABDULLAH KARACAN OLAMAYIZ
Karacan’ın ölümümün ardından Genel Başkanlık görevine getirilen Alaattin Sarı, “Acımız büyük dertliyiz. Sıkıntılıyız. Bu sıkıntılarımızı sizlerle paylaşmak için bugün basın toplantısı yapma ereği duyduk. Kültürümüzde var olan bir cenazemiz vardı. Genel başkanımız, abimiz büyüğümüz, İzmit’in ve Kocaeli’nin ayı zamanda babası. Ailesinin kızlarının da en değerlisi, ailesinin reisiydi. Abdullah Karacan’ı kaybetmenin üzüntüsü içinde olduk. 10 gün oldu aramızdan ayrılalı. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki burada benim genel başkanlığımla alakalı bir basın toplantısı değildir. Bu. Zerre kadar genel başkanlığa tamah eden bir insan değilim. Özellikle bu olaydan sona hiçbir şekilde genel bakan olmuşum olmamışım umurumda değil. Dostu da düşmanı da 10 gün zarfında maalesef gördük. Abdullah karacan bir markaydı. Biz Abdullah Karacan olamayız. Abdullah Karacan olmak için o rolü büründürmeyiz” diye konuştu.
O OKULU BİZ YAPACAĞIZ
Abdullah Karacan’ın bir marka olduğunu söyleyen Sarı, “Pirelli, Googyear nasıl bir marka ise Abdullah Karacan da öyle bir markaydı. Liderdi, liderliği tartışılmaz asla muhakemesi edilemezdi. Ufku, sendika hayata bakışı bugün şu anda bu güzel otelde toplantı yapıyorsak onun sayesindedir. Sendikacılığı sadece ücret sendikacılığı değil, sosyal sendikacılık olarak yapmıştır. Hedefleri vardı. Biri de okul yaptırmaktı. Bizler onun görevini devralmış bir yöneticiler olarak genel kurulumuzu biraz daha erkene alarak sonraki süreçte oluşacak olan yönetimin alacağı kararlar çerçevesinde bunlar hayata geçirilecektir” şeklinde konuştu.
KARANLIK GÜÇLERİ RAHATSIZ OLDU
Konuşmalarının devamında Sarı, “Abdullah Karacan’ı kamuoyundan ve basından yazılan ve çizilenlerle alakalı gördüğümüzde çok üzüldük. Katil olarak öldüren kişinin değirmenine su döken çevreler, aynı IP numarasıyla bir sürü karalama kampanyası başlatmış. Bununla alakalı her türlü girişim yapılmıştır. Bu katilin arkasında olan karanlık güçlerin, onlara destek olanların Türkiye Hukuk sistemindeki savcılarımızı, polislerimizi göreve davet ediyoruz. Abdullah Karacan bu kadar kötü olsaydı İzmit böyle bir cenaze görmezdi. Kalabalık önemli değil. Önemli olan duygu seli. Cenazedeki duygu seli karanlık güçleri rahatsız etti” ifadelerini kullandı.
LASTİK-İŞ TÜM KADROLARIYLA DİMDİK AYAKTA
“Lastik-İş Sendikasını korku imparatorluğu gibi gören çevreler kesinlikle yanıltmaktadır” diyen Sarı, “Lastik-İş Sendikasını karalamaya çalışanlar yanılgı içinde olduklarını bilmelidir. Lastik-İş tüm kadrolarıyla dimdik ayaktadır ve ayakta kalmaya devam edecektir. Karacan bir bayrak bırakmıştır ve bu bayrak asla yere düşmeyecektir. İstihdamın devam etmesi için elimizden geldiği kadar destek olacağız. İşçi arkadaşlarıma, İşverenlere çağrımdır ki endişe duymayın. Abdullah Karacan öyle bir sendika bıraktı ki, bize bu doğru kararlar doğrultusunda yürümek düşer” şeklinde konuştu.
KOCAELİ ABİSİNİ KAYBETTİ
Sözlerinin devamında Sarı, “Kamuoyuna yansıyan yazılara baktığımız zaman sanki o katil mağdur edilmiş, darp edilmiş gibi yansıtılıyor. Planlı hareket olmamış olsaydı katil dediğimiz insan sivil giyimli olmazdı. Bozularak servis edilen görüntüler montaja dayalı görüntüler. Katil darp ediliyormuş gibi görüntü verilmeye çalışılmış. Buradan suç duyurusunda bulunuyorum. Böyle görüntülere basına kim servis ediyorsa savcıları göreve davet ediyorum. Biz hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Bu görüntüleri servis edenlerden de davacı olacağız. Bu kadar ucuz olamaz. Genel Başkanımızı kaybettik biz, Kocaeli abisini kaybetti. Ben Genel Başkan olsam ne olur olmasam ne olur dostumu kaybettim. Acımız büyük” diye belirtti.
KATİLİ SAVUNANLAR ONUNLA EŞ DEĞERDİR
“Genel Başkanımız arkadaşımızı sakinleştirmeye çalışmış” diyen Sarı, “Arkadaş için su istemiş. Sakin ol demiş. Genel Başkan ibadetini yaparken, arkadaş oraya gidip yerden bir şey alıyor ve onun bıçak olduğu ortaya çıkıyor. Planlı olduğu buradan belli. Genel Başkanım silahını çıkardı masaya koydu. Arkadaşı tutabilmekle alakalı mücadele ederken, Genel Başkanımız hayatını kaybetmiştir. Planlı olmasa o görüntüler olur muydu. O yüzden suç duyurusunda bulunuyorum. Onun için savcıları göreve çağırıyorum. Millet bu kadar haysiyetini düşürmemiştir. Kızabilirsin fakat katili haklı bulamazsın. Katili savunanlar katille eşdeğerdir. Ben hakim ya da savcı değilim. Ama insanim ve duygularımı ifade ediyorum burada” diye konuştu.
KARAR LASTİK İŞÇİLERİNİN
Genel Başkan olmuşum ya da olmamışım çok önemli değil. Oturacağız Genel Kurul zamanında arkadaşlarımızın tutumunu göreceğiz. Bizleri istemezlerse öpüp başımızın üstüne koyarız. Bizleri isterlerse yine öpüp başımızın üzerine koyarız. Karar Lastik işçilerinin olacaktır. Algı operasyonunu belli ölçüde anlatmaya çalıştım. Lastik-İş Sendikası Abdullah Karacan’ın yolunda devam edecektir. Dün olduğu gibi bugünde gördüğünüz gibi Lastik-İş şubeleriyle, temsilcileriyle bir ve dimdik ayakta duracaktır. Kafasında soru işaretleri olan işveren olsun karanlık çevreler olsun Lastik-İş Sendikası şubeleriyle Genel Merkezin arkasındadır. Bu yolda ölüm haktır. Bu uğurda Genel Başkan Yardımcım hayatını kaybetti, Genel Başkan Yardımcım hayatını kaybetti.
MOBBİNG İDDİALARI YALAN
İş yerlerinde mobbing uygulandığına dair iddiaları cevaplayan Sarı, “Bunlar külliyen yalan. Lastik-İş Sendikasında mobbing diye bir şey yoktur. Burada uzun süre çalışan arkadaşlarımızın el melekelerinin düştüğüyle alakalı geri dönüşümler olur. Arkadaşların sağlığıyla alakalı kararlar alınır. O işletmede arkadaş sadece bir işte çalışsa verimi düşer. Bölüm değişikliği her işyerinde olduğu gibi buralarda da olmak zorundadır” dedi. Genel Kurul ile ilgili açıklamalarda bulunan Sarı, “Haziran ayında genel kurulumuz olacaktı. Genel Kurulu erkene almakla alakalı başkanlar kurulunu toplayacağız. Aslında karar aldık ama kararı daha resmileştirmedik. Prosedür neyi gerektiriyorsa onu yapacağız. Burada çok büyük yatırımlar var. İstikrar gerekiyor. İstikrar için ne gerekiyorsa onu yapacağız” diye konuştu.
OKUL YAPTIRMAK İSTİYORUZ
Abdullah Karacan’ın anısını yaşatacaklarını dile getiren Sarı, “Abdullah Karacan’ın bir belgeselinin yapılmasını istiyoruz. Kırkında belgeselini izleteceğiz. Abdullah Karacan’ın hayallerinden bir tanesi okul yapmaktı. Hayallerimizden biri okul yaptırmak. Genel Kurul sonrası daha da ayrıntılı çalışacağız. Abdullah Karacan’ı unutturmamak için çalışmalar yapacağız” dedi. Genel Kurulda aday olup olmayacağı konusunda konuşan Sarı, “Genel Kurulda aday olup olmayacağıma arkadaşlarım karar verecek. Sen git derlerse öpüp başıma koyacağım. Sen kal derlerse yine öpüp başıma koyacağım. Abdullah Karacan Kocaeli’nin abisiydi. Ben de İzmitliyim ama onun kadar olamam. Abdullah Karacan kadar olamasam da bende bir abi bir kardeş olmaya çalışacağım” diye belirtti. Sarı’nın konuşmasının ardından işçiler Sarı’nın yanına gelerek sendikanın yanında olduklarına dair mesaj verdi.
Yorum Yaz
Yorumlar
Diğer Haberler
FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ
Tel: 0555 819 86 99