Flaş Kocaeli

Bu Benim Hayatım…

28 Aralık 2015 tarihli yazısı

Kimi zaman hayatın kocaman bir atari oyunundan ibaret olduğunun düşüncesine kapılıyorum. Sanki ben elimde bir kumanda ile her şeye yön verip asıl beni unutuyor gibi oluyorum. Oysa her şey bu kadar basit ve kolay olsaydı, hayatımı istediğim gibi şekillendirip yön verebilirdim. Ama istemediğim kabul görmediğim her şey herkes halen var. Öyleyse bu nasıl bir oyun? Oyuncular olaylar değişmedikten sonra ne anlamı kalır ki oyunun. Artık hayatımın kumandasını elime almak için bir adım atmalıydım ve o kumandayı ne pahasına olursa olsun almalıydım.

Yıllar önce ilk boşandığı günlerde toplumun bakışı ve baskılayıcı tavırları çok canını acıtıyordu. Hatta uzun bir sessizlik ve içe dönük bir dünyası olmuştu. Herkesten her şeyden uzak yalnızca kendisi ve çocuğu için bir dünya kurmuştu. Tabu ve ön yargıları ile insan hayatına değer veremeyen bir kitle vardı önünde. Boşanmak kişisel bir suç ya da büyük bir günahmış gibi gözü kapalı yargılayanların o tatsız tuzsuz söylemleri iyice yormuştu onu.

Bir sabah uyandığında uzun uzun aynaya baktı ve ‘Bu hayat benim öyleyse başkalarının söylemleri beni ilgilendirmemeli Allah katında evlenmek nasıl hak ise boşanmakta haktır’ diye kendini telkin eden bu cümle ile hayata yeniden merhaba dedi.

Hepinize tanıdık gelen bu birkaç cümle benim çok yakın tanıdığım kararlarına sadık bir kadının onurlu hayat mücadelesinden küçük bir kesitti. Ve o kadın; her şeye herkese rağmen bildiği inandığı yoldan asla vazgeçmedi. Hayatının kontrolünü eline almayı başardı. Artık kumanda onun ellerindeydi. Tabi bu hiçte kolay olmadı. Bazen güldü, bazen ağladı, bazen yok saydı, bazen yok sayıldı. Ama tüm engellere rağmen inandığı yoldan doğrularından vazgeçmedi. Çünkü karanlığı görmeden aydınlığa çıkılmayacağını biliyordu.

Tabularla ön yargılarla baş etmeyi öğrendiği günden beridir, dört mevsim hep baharı yaşadı. Korkularına esir olmaktansa doğru bildiği yolda kararlarına sadık kaldı. Hayatından toplumun ön yargı ve baskıları ile bu iki faktöre neden olan insanları çıkardı. Yok saymayı bildi. Beynine format attı. Çünkü bu hayat onun hayatıydı ve onlar sadece gördüğü kadardı.

Beyazın kaderi kirlenmek siyahın kaderi suçlanmak mantığıyla hareket etmek yerine her rengin her olayın güzel yanlarını görmeyi seçti. Dikenlere rağmen gülleri sevmekten vazgeçmedi.

Hani bir film vardı. Mutlaka çoğunuz izlemişsinizdir ‘İncir Reçeli.’ Tıpkı incir reçelinde söylendiği gibi ‘asıl beş para etmez sizin değersiz ön yargılarınız.

Peki ya namus; sadece kadına mı özgüdür? Oysa ortalıkta bu kadar namustan mahrum insanlar varken.

Boşandı diye bir kadına kötü gözle bakan insanlar size tek bir sözüm var sizin kız kardeşinizde bir kadın ve hayatın kime ne göstereceği belli olmaz. İğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır hesabı olsun. İğnenin canını yakan tarafı senin ön yargıların. Ve senin bu ön yargıların diğer tarafta bir insanın canını çuvaldızın acısı gibi yakabilir.

Türkiye de kadın olmak hele de boşanmış bir kadın olmak gerçekten çok zor. Çünkü ön yargı ve tabulara kafasını gömen bir kitle var karşımızda. Maalesef insanlarımız özellikle boşanmış bir kadına değersizlik, korku vb. gibi negatif düşünceleri empoze etmek için adeta yarışıyorlar bir birleri ile.

Çirkin hayat yoktur. O hayatı çirkinleştiren insanlar vardır. Ve hayat bütünlüğü de insanlardan ibarettir. Sözüm meclisten dışarı deyimini tam kullanma zamanım diye düşünüyorum. Benim sözlerim ön yargı ve tabularla şekeri zehir edenlere, saygı ve sevgiyi unutup kötülüğü beynine kazımışlaradır.

Artık bu tabu ve ön yargıları bir kenara bırakma vakti gelmedi mi sizce de?

Kim ne derse desin doğru bildiğiniz yoldan kararlarınızdan asla vazgeçmeyiniz. Bazen hayatın şifrelerini, insanları çözmek gerçekten çok zor olsa da; bu hayat sizin ve onlar gördüğünüz kadarlar sadece. Hayatınızı sizden başka kimse değiştiremez yönlendiremez. Başkalarının düşünceleri onlar başkaları olduğu sürece sizi ilgilendirmesin. Dinleyin kulak verin ama size hayatınıza karışma cesaretini vermeyin. Kötü mü konuştular, olur olmaz haksızlıklarımı uğrattılar sizi; sadece gülün ve geçin. Unutmayın bu hayat sizin iyisi ile kötüsü ile her şeyiyle sizin. Yaşadığınız her şeyi tecrübeden sayın verdikleri hayat dersleri için onlara teşekkür edin ve yolunuzda ilerleyin.

Sevgili Peygamberimiz Veda Hutbesinde;’Kadınlar size Allah’ın bir emanetidir.’ buyurmuştur. Dolayısı ile bu emanete saygılı davranmak herkesin boynunun borcudur.

Haftaya görüşmek üzere sevgi ve saygı ile kalınız…

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

KÜBRA - 28 Aralık 2015 16:05
SİZİ YÜREKTEN TEBRİK EDİYORUM KEŞKE TÜM KADINLAR SİZİN KADAR CESUR OLSADA ÖN YARGILARLA MÜCADELE EDEBİLSELER.BAŞARILAR GÖNÜL HANIM
Serdar - 28 Aralık 2015 15:46
tüm yazılarınızı heycanla okuyorum harikasınız sizinle nasıl iletişime geçebilirim bir kaç konu hakkında görüşmek aydın fikirlerinizi almak istiyorum gönül hanım
Hayran41 - 28 Aralık 2015 14:57
Sizede yazılarınızada hayranım Gönül Hanım sıkı takipçinizim başarılar sizinle olsun her daim.
Emre - 28 Aralık 2015 12:48
Yazilariniz col guzel cok etkiliyici yazilarinizda cok onemli seylere deginiyorsunuz tesekkurler

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99