Flaş Kocaeli
TUĞBA TEKELİ
tugbatekeli@gmail.com
TUĞBA TEKELİ

Cesur yeni dünya

12 Mart 2021 tarihli yazısı

Uzun zaman önce okuduğum bir kitabı hatırlayarak başladım bu yazıma. Başkalaşan zor bir düzende bireylerin olmadığı sadece toplum için sürdürülen bir hayat vardır. Kişilerin yalnızlaşmaması adına farklı çözüm yolları bulunur, çünkü yalnızlaşan birey düşünür, düşünen insan sorgular bu yüzden tehlikelidir.

 

Yalnızlaştıklarında ise iş çığırından çıkmasın diye zihinleri uyuşturulur. Bu toplumda herkes herkese aittir, aile kavramı değersizleştirilir.

 

Ütopik bir roman baktığınızda. Peki, daha yakından bakarsak? Yaşantımızda ne kadarımız salt kendimiz olarak varız? Toplum denen organizma ne kadar etkiliyor hareketlerimizi, davranışlarımızı? Şimdi nasıl da birden duraksadınız öyle değil mi? Düşündünüz bu satırları okurken. Hani elalem ne der korkusuyla yapamadıklarınız geldi aklınıza, rahatça konuşamadıklarınız geldi, erteledikleriniz geldi. Ne çok kaygı var içimizde.

 

Beynimizi uyuşturan o kitaptaki gibi bir madde değil belki ama son zamanlarda sosyal medya ve bilinçsiz internet kullanımının uyuşturduğu kafalarımız üzerine çokça düşünüyorum. Orada sunulan doğruluğu tartışılan hayatlar nasıl da bir sis gibi sarıyor etrafımızı. Herkes birilerine benzemeye çalışıyor. Benzeyemezse evini benzetmeye çalışıyor, onu da yapamazsa eşini, arkadaşını buna zorluyor. Bir hayale gerçekmişçesine yapışıyoruz. Bataklıkta debelenircesine çaresiz kalıyor ve gitgide içine çekiliyoruz.

 

Sorgulamayan, merak etmeyen, araştırmayan insanlar olduk. Önümüze gelenle, bize sunulanla yetinmeye öyle alıştık ki! Ne kadarımız gerçekten çaba gösteriyoruz istediklerimize kavuşmak adına?

 

Çabalamak dediğimiz şey yıllar öncesinde bize öğretilen o hal değil artık. Çünkü hop diye bir tıkla karşımıza koskocaman dünyayı alıveriyoruz. Klişe gelecek belki ama kaçımız orada söyleyebildiklerimizi gerçek bir insanın gözünün içine bakarak söyleyebiliriz ki? Bu cesur yeni bir dünya, hem de fazlasıyla cesur. Öyle cesur ki sızmadı içimize gizliden, açık açık tüm gürültüsüyle geldi.

 

Oğlumun internete adım atmasıyla sanki bir başka göze sahip oldum. Sunulan o kadar çok yanlış, kötü, uygunsuz, terbiyesiz, ahlaksız şey var ki ondan kaçırmaya çalıştığımız. O saf dünyasında olmasını arzu etmediğimiz öyle acayip şeyler oluyor ki internette devamlı tetikteyiz. Kendimizi belki bir nebze de olsa uzak tutmayı başarabilsek de artık modern zaman çocuklarını internetsiz bir yaşamdan alıkoymak çok zor. Hem bir bakıma bunu yapmak da yanlış çünkü çağın gerekliliği. Peki, nasıl kurtaracağız zihinlerimizi?

 

Birey ve toplum asla tek başlarına var olamaz, çünkü bu son derece tehlikeli. Bireysellik de toplumculuk da sınırları olması gereken alanlar. O sınır aşıldı mı kirlilik başlıyor. İnsanoğlu bu cendereden hiç kurtulamadı. Kimilerimizse daima arafta, rüzgarın yaprağı savurması gibi savruluyor bir keskin uçtan diğerine. Yaşamak artık çok daha zor, yaşayabilmek bir zanaat. Sıkı sıkıya tutunduğumuz kimi bağların yerini artık görünmeyen ipler tutuyor. İşte bu kadar ulaşması güç hayal ettiklerimize, çünkü tutunacak yeri göremiyoruz. Hayaller, hayatlar! Bu yeni dünya gerçekten çok cesur ve olması gerekenden hızlı adımlıyoruz biz onu!

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Mustafa Çuha - 15 Mart 2021 18:49
Haklısınız. Rüzgar ne tarafa doğru kuvvetli eserse o tarafa toplanıyor çoğunluk. Tek başına rüzgar estiremiyoruz.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99