Flaş Kocaeli
TUĞBA TEKELİ
tugbatekeli@gmail.com
TUĞBA TEKELİ

Evlat

12 Şubat 2021 tarihli yazısı

‘Bütün dünya üzerinde tek bir güzel çocuk vardır, bütün anneler de ona sahiptir.’

Bu cümle için sayfalar yazabilir insan. Çünkü gerçekten her anne için kendi kanından canından olan çocuğu biricik, tek ve özeldir. Onunla değişmiş, dönüşmüş ve başkalaşmıştır. Hiç kimse bir diğeriyle bu denli bir olmamıştır dünya üzerinde. Aynı bedeni paylaşmak, bir nefeste buluşmak, çok güçlü duyguları doğurur bir canlıyı doğurmanın yanında. Tutunmaktır birbirine, güçlü bir mıknatıs gibi yapışmaktır. Kim ne derse desin yaşamı doğurur anneler. Bu yüzden annelik kutsaldır.

Tabi bir de tüm bu kutsal söylemlerin yanı sıra, ikili bir delilik halidir. Kadınlık gönüllü kölelik derim bazen, annelik de gönüllü deliliktir fikrimce. Çünkü akılla uzaktan yakından alakası yoktur çok bambaşka bir haldir.

 

Anne olunca insan ömür verdiğince sürecek bir içsel tutunma yaşar. Görünmez iplerle bağlanmıştır evladına. Aynı zamanda onun varlığıyla da son ana dek orada barınacağı endişeler dünyasının kapılarını açar. Dünya üzerinde boyut değiştirmek gibi bir şey bu bana kalırsa. Çünkü ben aynılarını yaşadım. Elbette tüm bu anlattıklarım içinde gerçekten anneliği yaşayan, seven ve isteyerek evlat sahibi olan vicdanlı, pamuk kalpli anneler için geçerli.

 

Oğlum beni bir başka kadınla tanıştırdı. İçimde varlığını o doğana dek bilmediğim ama benim aynım olan kadınla. O; özgürlüğüne düşkün, meraklı, heyecanlı, asi olan gitti, yerine başka meraklı, heyecanlı ve asi olan geldi. Tutkularım dönüştü, arzularım törpülendi ve kalbim yer değiştirdi. Tüm bunlar elbette ki bir gecede olmadı. Aradan 4 sene geçti ve ben hala dönüşüyorum. Öyle zorlandım ki. Duygularımı kimseye anlatamadım, gecelerce ağladım. Sihirli bir değnek olsa da eskiye dönsem dedim kendi kendime ufacık bir bedeni ellerimde tutarken. Başka hiçbir zaman bu kadar çaresiz hissettiğimi hatırlamıyorum. Yetersizlik duygusu annelikle birlikte gelen en güçlü duygu belki de. Ya yeterince iyi değilsem, ya beceremezsem ya çuvallarsam diye düşünmediğim bir an bile olmadı. İşte bu anlar hep lohusalık depresyonu adı altında bilinen gerçek tecrübeler. Bunu yaşayan öyle çok kadın var ki. Türlü sebeplerle, türlü derecelerde olabiliyor. Elbette ki insan öğrendikçe, alıştıkça etkisi eskisi gibi olmuyor. Bu nedenle çocuklarını istemeyen, intihar eden kadınlar var. Bu yüzden ilk zamanlarda psikolojik destek bilhassa çok önemli, yanında birilerinin olduğunu bilmek, anlaşıldığını bilmek çok mühim. Neticede dünyaya bir can getirmek kolay kimisi için ama sonrası zorlu bir yol.

 

Şimdilerde o günleri hatırladıkça içim sızlıyor. Güzelliğinin tadına varamadığım her endişeli anım için keşkeleri sıralıyorum. Ama en çok şükrediyorum. Bu yolda sağlıkla, ailemle birlikte bir evlat yetiştirebildiğim için. Delirmek çok kolay, sabretmek en zoru. Ufacık bir çocukla ancak siz de ufacık olabilirseniz hayat kolaylaşıyor. Dilerim her anne bu yolda istediği desteği görür ve emin adımlarla ilerler. Kadın ve bilhassa anne olmak gerçekten zor zanaat. Tüm annelere kolaylıklar diliyorum. İçlerini ferah tutsunlar ve asla vazgeçmesinler!

 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99