Halil Küçükparlak
flaskocaeli@gmail.com
Okunma Sayısı: 673
Halil Küçükparlak

Nihayet başladı!

26 Şubat 2017 tarihli yazısı

Günlerdir gayri resmî olarak devam ediyordu, hafta sonunda resmen başladı. 16 Nisan tarihinde anayasa değişiklikleri için yapılacak olan referandumun resmi takvimi başladı hafta sonunda.

İktidar partisi olan Adalet ve Kalkınma Partisi Ankara Arena Spor Salonu’nda yapılan görkemli bir törenle başlattı referandum kampanyasını. Sayın Başbakan törende yaptığı konuşmayı dikkatle dinledim. Mutlaka bu satırları okuyan sizlerin büyük bir kısmınız da dinlemişsinizdir.

 

Ben bu konuda yazılar yazdığım için daha da dikkatli izledim sayın Başbakan’ın konuşmasını. Çünkü söz konusu anayasa değişiklik teklifleri Meclis’ten geçtikten sonra internetten defalarca okumuştum, hatta çıktı alıp masamın üstünde duruyor toplam 18 maddelik anayasa değişiklik teklifi. Bir vatandaş olarak 16 Nisan’da oylayacağım tekliflerin ne getirdiğini bilmem gerektiğini düşünüp okudum, bu konuda yazılar yazan birisi olarak bir daha okudum, yani bu konuda dersimi oldukça çalıştım.

 

Sayın Başbakan’ın referandumun kampanyasının açılış konuşmasını dikkatle dinledim, bu kadar ders çalışmama rağmen benim bilmediğim bir konu var mı, neler açıklanacak diye. Eğer değişiklik teklif maddeleri içinde benim gözümden kaçan bir hususu açıklarsa onları da öğrenmek istedim çünkü. Bir kısmınız dinlemiş olabilirsiniz ama dinlemeyenler de vardır mutlaka diye özetleyeyim burada Başbakan’ın konuşmasını. Ancak Başbakan sanki eferandum konuşması gibi değil de genel seçim için bir konuşma hazırlamıştı; Hızlı Tren’den bahsetti, 15 yılda 750 binden fazla konut yaptıklarını söyledi ve “Fırat Kalkanı ile elhamdülillah Bab’ı da hallettiler ve oradaki insanlar normal hayatlarına döndüler. 5 yılda 50 bin Suriyeliyi ölümden döndürdük. Ak Parti iktidarı olarak şuna inandık; Zor olan hemen yapılır, imkansız zaman alır. Türkiye’yi yeniden inşa ediyoruz” dedi. Bir cümle olarak da terörden bahsetti “Terör örgütü Evet çıkarsa biteriz diyorlar, biteceksiniz” şeklinde konuştu. Bu konuşmasından sonra internetten indirdiğim 18 maddelik değişiklik teklifini baştan sona kadar tekrar okudum, bu teklif kabul edilince terör örgütü nasıl bitecek, şimdi neden bitmiyor da o zaman nasıl bitecek anlayamadım.

 

Her neyse, resmen bu şekilde başladı ama günlerdir konuşuluyor ülkemizin en önemli gündem maddesi olarak referandum. Üstelik benim gibi, sizler gibi sıradan vatandaşlar tabii ki konuşacak, kendi arasında tartışacak herkes ama konuşmaması gerekenler de konuştu bu süreçte, hem de hiç söylenmemesi gereken sözleri söylediler. Mesela Hürriyet gazetesinin haberine göre; Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cevdet Kayafoğlu referanduma ‘Hayır’ oyu verecek olanların terör örgütü PKK’ya destek olacağını savundu ve PKK ile aynı muameleyi göreceklerini belirterek şöyle söylemiş “Vereceğiniz oy, aynı zamanda PKK’ya destek oyudur. Haberim yoktu demeyin.

 

“PKK anayasa referandumunda ‘hayır’ çağrısı yapmış. Sandıkta ‘hayır’ diyecek olanlar PKK ile aynı muameleyi göze alıyorlar demektir, küsmece yok”. Çok merak ediyorum bulunduğu ilde Hayır oyu verecek yüz binlerce insanın ifadesini mi alacak, gözaltına mı alacak Başsavcı Vekili. Yoksa ileriki günlere mi oynuyor. Yeni anayasa teklifine göre artık bakanlık görevine getirilenler milletvekili olmayacak. “Alın size aslanlar gibi bir Adalet Bakanı” mı demeye getiriyor?

 

Ülkemizde bunlar olurken komşumuz başkanlıkla yönetilen Azerbaycan’da bir gelişme oldu. Azeri kardeşlerimizde Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, karısı Mehriban Aliyeva'yı "cumhurbaşkanı birinci yardımcısı" görevine atadığını öğrendik haber bültenlerinden. Eğer teklif bu şekilde kabul edilir de referandumda bizde de aynı şey olabilir, şimdi değilse de yıllar sonra birisi çıkıp aynısını yapabilir, yapmasını engelleyecek hiçbir madde yok çünkü. Hatta daha da tehlikelerle dolu çünkü anayasa teklifinin 10.’ncu maddesi “Cumhurbaşkanı kendisine bir veya daha fazla milletvekili seçilme şartlarına haiz yardımcı atayabilir” diyor. Dikkat edin ucu açık daha fazla diye bir tabir nasıl olabilir ki? Seneler sonra birisi çıkar da bütün sülalesinden 58 kişiyi başkan yardımcısı yapsa engelleyici bir madde yok. Böyle bir yasa teklifi olabilir mi? Demokrasi kurallar manzumesidir. Üç kişi, beş kişi, her neyse sayısı yazılması gerekir başkan yardımcılarının.

 

Daha sonra merak ettim ve dünyada Başkanlık sistemiyle yönetilen ülkeleri araştırdım.  Dünyada başarıyla uygulandığı bir tek ülke var ABD. Yani açık adıyla Amerika Birleşik Devletleri. Adından belli zaten neden orası başarıyla uygulanan tek ülke olduğu. Çünkü orası birleşik devletlerden oluşan bir topluluk. “Peki başka nereler başkanlıkla yönetiliyor?” derseniz aşağıda çıkarttım bazı Güney Amerika ülkeleri, Afrika ülkeleri ve Asya’daki gelişmemiş ülkeler.

 

Arjantin, Afganistan, Azerbaycan, Belarus, Bolivya, Brezilya. Dominik, EndonezyaEkvator. El Salvador, Filipinler, Guatemala, Güney Kore, Haiti, Honduras, Kazakistan, Kenya, Kolombiya, Kosta Rika, Liberya, Meksika, Nikaragua, Nijerya, Panama, Paraguay, Peru, Seyşeller, Sierra, Leone, Sri Lanka, Sudan, Surinam, Şili, Tanzanya, Türkmenistan, Uganda, Uruguay, Venezuela, Zambiya.

Eminim haritada yerlerini gösteremezsiniz bu ülkelerin. Dünyanın gelişmiş demokrasi ile yönetilen ülkeleri kültür düzeyi yüksek, medeni insanların yaşadığı ülkeler nedense başkanlıkla yönetilmeyi düşünmemişler, düşünememişler, akıl edememişler.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99