Halil Küçükparlak
flaskocaeli@gmail.com
Okunma Sayısı: 1775
Halil Küçükparlak

Referanduma doğru

12 Şubat 2017 tarihli yazısı

Hazırlanan anayasa değişiklik teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşüldü, zaman zaman sert, hatta itişip kalkışmalar, yumruklaşmalar, birbirlerinin gırtlaklarını sıkmaya varacak kadar medeni ve düzeyli görüşmelerin sonunda 330’un üzerinde oy ile kabul edilince referanduma, yani halkın oyuna sunulmaya karar verildi.

 

Kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı tarafından gönderilen Cumhurbaşkanı’nın onaylaması sonucu takvim başladı. Artık her şeyi iki ay sonra, yani 16 Nisan tarihinde halkımız sandık başında belirleyecek.

 

Bildiğiniz gibi adı Cumhurbaşkanlığı sistemi de olsa Başkanlık sistemini içeriyor yeni hazırlanan kanun teklifi. Ana hatlarıyla kısaca özetlemem gerekirse;

 

* Başbakanlık ortadan kalkıyor, hükümet Cumhurbaşkanı tarafından kuruluyor.

*Milletvekili seçilme yaşı 18’e düşürülüyor.

 

*Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin işlevi, etkisi azalmasına rağmen 550 olan milletvekili sayısı 600’e çıkıyor.

 

*Şimdiki anayasaya göre tarafsız olan Cumhurbaşkanı artık partisinin genel başkanı oluyor.

 

*Cumhurbaşkanı’nın yetkileri çok fazla artıyor, ülkeyi kanun bile çıkarmaya gerek duymadan, kanun hükmündeki kararnamelerle yönetme hakkı veriliyor.

 

*Kendisine ilkokul mezunu dahi olabilecek, sayısı belirtilmemiş kafasına estiği kadar Cumhurbaşkanı Yardımcısı seçme hakkı olacak, kendisi yokken yardımcılarından birisi tüm yetkilerini kullanarak vekalet edecek. Ancak kimin vekalet edeceği kanunda belirtilmemiş.

 

Toplamı 18 maddelik anayasa teklifinin hepsini buraya sığdıramam ama ana hatları böyle. Bu kanun teklifi iktidardaki AKP tarafından hazırlandı teklif ve Meclis’teki görüşmelerde muhalefet partisi MHP tarafından desteklenince kabul edilmişti. Burada benim en çok garibime giden, inanmakta zorlandığım olay MHP’nin durumudur. Senelerden beri yurtsever ülkücüleri bünyesinde barındıran milliyetçi partinin durumuna inanmakta güçlük çekiyorum. Şimdi bu satırları okurken Bahçeli’nin “Evet” dediğini neden bu kadar garipsediğimi sorabilirsiniz. “İktidar partisinin hazırladığı kanun teklifini bir muhalefet partisi destekleyemez mi?” derseniz hemen cevaplayayım. Tabii ki destekleyebilir bir muhalefet partisi, hem de sonuna kadar destekleyebilir. Ancak o muhalefet partisinin genel başkanı çıkıp “Biz bu kanun teklifini inceledik; ülkenin, vatanın, milletin yararına olduğuna karar verdik, destekliyoruz” derse eğer öpüp başıma koyarım. Ancak “Falanca hayır diyorsa biz evet diyeceğiz” demek cahil insanların, ilkesizlerin, savunacak sözü olmayanların yapacakları gayriciddi bir söylemdir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı açıklamada “Eğer Doğu Perinçek ve yoldaşlarıyla Recep Tayyip Erdoğan arasında bir tercih hakkımız olursa, kesinlikle ve istisnasız Sayın Erdoğan'ı tercih edeceğiz. PKK’lılar ve Fetö’cüler Hayır diyorsa, biz Evet diyeceğiz” demiş.

 

Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun ve değerlendirin bu söylemi. Referanduma daha iki ay var, saydıkları terör örgütleri yarın veya referanduma bir hafta kala çıkıp açıklama yaparlarsa “Biz referandumda Evet diyeceğiz” dese PKK ve Fetö, Sayın Bahçeli ne açıklama yapacak, teşkilatına ne emir verecek.

 

Demokrasilerde iktidar kadar muhalefet de çok önemlidir. Muhalefet partilerinin gayesi ve işlevi iktidara alternatif olması, kendini iktidara hazırlamak olması gerekir ama böyle ilkesiz ve gayriciddi bir muhalefet partisinin iktidara hazır olduğunu düşünmek bile akla zarar bir düşünce. Birçok tanıdığım ve arkadaşlarım var gönülden ülkücüler, bir an önce Bahçeli’yi sırtlarından silkelemezlerse koskoca MHP eriyip gider.

 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99