Halil Küçükparlak
flaskocaeli@gmail.com
Okunma Sayısı: 960
Halil Küçükparlak

Şemsiyenin ucu kare

01 Ekim 2016 tarihli yazısı

Şemsiyenin ucu kare

Bir türkümüz vardır bilirsiniz birçoğunuz, meşhur bir Rumeli türküsü. Müziği kadar sözleri de güzel ve anlamlıdır. Şöyle başlar bu türkünün sözleri…

“Şemsiyemin ucu kare/ Yok mu şu derdime çare/ O yar güzel ben biçare…

Çaresiz dertlere düştüm/ Bir vefasız yare düştüm…
Şemsiyemin ucu baston/ Söyle canım kimdir dostun/ Öldürmeye var mı kastın?”

Bu şekilde devam edip gidiyor meşhur türkünün sözleri.

Nereden mi aklıma geldi şimdi şemsiye türküsü? Geçen hafta sonunda tüm Türkiye şemsiye konuştu da ondan. Türkünün yazdığım son bölümündeki cümlede “Öldürmeye var mı kastın?” denmiş. Genellikle yağmurdan, kimi zaman da güneşten korumak amacıyla imal edilmiş masum bir alet olan şemsiye öldürücü bir alete nasıl dönüşüveriyor anlamak mümkün değil.                                       

İstanbul’da bir yolcu bindiği metrobüsün şoförüne şemsiye ile saldırıyor. Hareket halindeki metrobüsün şoförünün kafasına vurduğu şemsiye kırılıyor. Başına darbe alan şoför kendini yana fırlatıyor. Kontrolden çıkan metrobüs dört otomobili altına alıyor, araçlardan ikisi pert oluyor. Çok şükür ki ölen yok ama 11 yolcu yaralanıyor.

Ne kadar şiddet toplumu olduk farkında mısınız sevgili okurlarım? Sokakta, yolda karşılaşan iki kişinin kalabalıkta birbirlerine omuz attıkları gerekçesiyle kavgaları duymuştuk da hayret etmiştik. Hatta  “Bana neden yan baktın?” diyerek kavga ettiklerini, yumruklaştıklarını, hızlarını alamayıp bıçakların çekildiğini duyunca hayret etmiştik. Hep birlikte şaşırmıştık “Yok artık, böylesi de olmaz” diye hayretimizi dile getirmiştik. Ancak işte gördüğünüz gibi daha ilerisi bile olabiliyormuş.

Bindiği metrobüsün şoförüne saldırmak hangi aklın, hangi düşüncenin, hangi zihniyetin tezahürüdür anlamak mümkün değil. Sanki toplum olarak akıl tutulması yaşıyoruz. Şimdi tüm ülke “şemsiyeli saldırganı” tartışıyor. Meydana gelen zararlar konuşuluyor, toplam zararın 1 milyon lirayı bulduğu söyleniyor. Sıfırlar atıldıktan sonra bazılarımızın aklı karışabiliyor eski parayla 1 trilyon lira zararın toplamı. Zararı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin karşılayacağı söyleniyor. Sigorta şirketlerinin zaten ödeyeceği belirtiliyor.

Şimdi herkes bu olayı tartışır hale geldi. Psikologlar, psikiyatristler bir yandan, sosyologlar, hukukçular bir yandan bu olayı tartışıp duruyor. Aslında uzun uzun da tartışmak gerek. Psikiyatristler tartışsınlar “Yolda omuz attın ya da yan baktın?” diyerek neden cinayet işler hale geldi bu toplum? “Neden şoföre şemsiye ile saldırma noktasına geldi insanlar?” bunların uzun uzun tartışılması, incelenmesi, çarelerinin aranması gerek.

Ayrıca hukukçuların da bu konu üzerinde yorumlar yapmasına ihtiyaç var bence. Maddi zararın ödenmesinin yanında bu saldırganın vurduğu şoförün kafasındaki şemsiye izine bakarak “Basit yaralama” gibi küçük suçtan değil, ben hukukçu değilim, bilmiyorum var mı böyle bir madde “kasıtlı bir şekilde çok kişinin hayatına kasteden tehlikeli davranış” gibi bir kanun maddesinden yargılanıp çok ağır cezaya çarptırılmalı. Eğer böyle bir madde yoksa, bunun gibi ya da buna benzer bir kanun çıkarılmalı. Şortlu kadına tekme atan da önce “Basit yaralamadan” ifadesi alınıp serbest bırakılmıştı ama daha sonra yoğun tepkiler üzerine "Halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek" ve "Tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden veya bunları değiştirmeye zorlamak" suçlamasıyla tutuklandı. Buna benzer bir düşünceyle şemsiyeli saldırgan da en ağır şekilde cezalandırılmalı ki, emsal olsun, bir daha kimse böyle bir olaya cesaret edemesin.

Cezalardan maksat caydırıcı olmasıdır. Bu ve buna benzer suçlara ağır cezalar verilmeli ki bir daha başkaları böyle bir harekete teşebbüs dahi edemesin.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99