Okunma Sayısı: 1612

PAPAĞAN ve AYNA

16 Aralık 2015 tarihli yazısı

Geçmişte olduğu gibi bugün de yaşadığımız topraklara ve özellikle Ortadoğu coğrafyası üzerinde oynanan oyun perdesinin biri kapanıyor diğeri açılıyor ne hikmetse. Kanayan yarayı kurcalamak, görünüşte tedavi gözüken ama her geçen gün acıyı artıran bir oyun. Oyun diyorum, çünkü oyun olabilmesi için kurgulamak lazım, hatta proje desek daha doğru anlatmış oluruz. Projede işin önü arkası,sağı ,solu velhasıl her yönü ele alınır.
Yıllar öncesinden günümüzü aydınlatan gönül sultanlarımızdan Hz. Mevlana (k.s) veciz bir anlatımla bu kurguyu Mesnevi ‘de dile getirmiş.
“ Papağanın önüne bir ayna koyarlar. Zavallı kuş orada kendini görür onu başka papağan zanneder. Aynanın arkasında gizlenen usta öğretici kelimeleri tekrarlayıp durur. Papağan duyduğu o sözleri aynada gördüğü papağanın söylediğini sanır. Böylece duyduğu sözleri ezberler fakat bu sözlerin manasından ve ne söylediğinden haberi yoktur. “
Birileri çıkmış aynanın arkasından ne söyleniyorsa yapıyor. Zannediyor ki oda benim gibi müslüman. Ne söylerse doğrudur ve benim hayrıma olacaktır. Sözün nereye gittiğini bilen yok. İşin nereye gittiğini bilen yok. O ezberinde verilmiş sözün taşıyıcılığını yapıyor. “Ürdün fikri kafamda ilk kez ilkbaharda, bir öğleden sonra, saat dört buçuk sularında oluştu…” Bu sözler sömürgeci İngilizlerin sözde komutanı Winston Churchill’e ait. 1921 yılında iki ülke ortaya çıkardı İngilizler bu coğrafyada. Sanki canları sıkılmış gibi masalarının başına kurulup haritalar ve sınırlar çizdiler milyonlarca insana. Önce kalemleriyle sonra silahlarıyla yaptılar bunu. Onlar açısından ezber bozan bir davranış değil sanırım, biraz düşündüğümüzde rollerin kimler tarafından paylaşıldığının hesabını çıkartabiliriz rahatlıkla.

****
Bu oyunun kazananı kim? Oyunun sonunda durum değerlendirmesi yapmak ve bir başka oyunda buluşmak üzere geldikleri yerlere dönen fitneciler. Kaybeden ise hep müslümanlar...
20 Mayıs 1985’de The Guardian adlı İngiliz gazetesinde yayımlanan “İhanete uğramış milyonlarca Arap adına ” başlıklı şu not aldanmanın ve aldatılmanın acı ifadesiydi:
“Biz Araplar’ın büyük düşleri vardı. Sizin ve yönetiminizin yardımlarıyla yalnız Osmanlı’dan özgürlüğümüzü kazanmakla kalmayıp, aynı zamanda 500 yıllık işgalden sonra, bir ulus olarak kendi kimlik ve gururumuzu yeniden kazanacağımızı umut etmiştik. Heyhat, Lawrence! Ölümünüzden 50 yıl sonra, bugün Arap dünyası savaşlarla, komplolarla ve bölünmelerle kaynıyor ve geleceğimiz karanlık görünüyor.”
Papağanlar belli, aynanın arkasındakiler de belli. Tarih tekerrürden ibaret denilir ama yaşananlardan, tarihten ibret alıp ders çıkartmak lazım gelmez mi? Gönül sultanlarının “ Birlik ve bereberlik salih ameldir “ buyurması bizlerin uyanmasına vesile olur inşaallah.

****

Lawrence ‘ler bitmeyecek bu mücadele devam edecek. Mücadele Tevhid ile küfrün savaşı . Geçmişte soğuk savaştı. Günümüzde sıcak savaşa döndü. Akan kan müslüman kanı. Bu arada İran’ın olaylar karşısında aldığı tavır çok manidar. Gerçi tarih boyu hep mikserlik yapmış bir devlet geleneğinden başka birşey beklemek abesle iştigal olur kanımca. Sözümüzü Hz. İbrahim Aleyhisselam’ın Nemrut tarafından ateşe atıldığında karınca misaliyle bitirelim.

Göklere kadar varan ateşe doğru bir karınca ağzında küçücük bir damla su ile telaşla gidiyormuş. Başka bir karınca onun bu telaşını görüp sormuş:
– Acele ile nereye gidiyorsun?
Telaşla yetişmeye çalışan karınca, ağzındaki bir damla suyu ellerinin arasına alıp cevap vermiş:
– Haberin yok mu? Nemrut, İbrahim peygamberi ateşe atacakmış. Meydana ateşin olduğu yere su götürüyorum.
Diğer karınca kahkahalarla gülerek demiş ki:
– Senin yanan büyük ateşten haberin yok mu? Ateşe hiç bakmadın mı? Ne kadar büyük, senin bir damla suyun ateşe ne yapabilir ki?
Bir damla su taşıyan karınca:
– Olsun, hiç olmazsa hangi taraftan olduğum anlaşılır.

Geçmişten ders çıkarmamız günümüz için menfafat icabıdır.Günümüzde de bu fitneci ve zalimlere mücadelede tarafımızı belli etmemiz lazım gelir, en azından karınca gibi.

 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

LEVENT BAHADIR - 16 Aralık 2015 20:22
Malesef Utku kardeşim.Çok haklısın çok uzaklara gitmeden, Ülkemiz içindeki fitnelere fırsat vermeden hayırlı günler geçiririz inşallah.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99