Okunma Sayısı: 1961

KENDİNE BİR İYİLİK YAP

10 Kasım 2015 tarihli yazısı

Duygular, düşünceler insan hayatını oluşturan temel unsurlardandır. Her insan kendi duygu, düşünceleri ile yaşamın bütünlüğü ile hayat denizinde özgürce yüzmek ister. Özgürlüğü kısıtlanmış, hayat kontrolleri ellerinden alınmış, kendi duygu ve düşüncelerine sahip olamayan insanlar ise hayatlarını çok bilinmeyenli denkleme dönüştürürler. Kendilerine yaptıkları kötülüğün farkında olmadan yaşam kalitelerini en alt seviyelere kadar taşırlar. Kendimize bir iyilik yapma zamanı sizce de gelmedi mi? Eğer bu konuda hem fikirsek bu denklemden kurtulma zamanı artık gelmiş demektir.
İnsanoğlu kendi duygu ve düşünceleri ile her şeyi yapabilir. Her şeyi yapmakta özgürdür. Eğer yapamıyorsa buna sadece kendisi izin vermiyordur. Çünkü hayatının kontrolü kendisinde değil bir başkasının elindedir. Bu yüzden duygularının, düşüncelerinin efendisi değil kölesidir. Ve asla özgür değildir.
Yazar Aret VARTANYAN ‘’Bin Yüz Bir İnsan’’ isimli kitabında hayat kontrolünü bir başkasının avuçlarına bırakan insanlara şu paragrafıyla çok güzel değinmiştir. ’’ Üzerinde ne taşıyorsan emanet olmasın, ödünç alınmış olmasın, senin olsun. Düşüncelerinden, inançlarına nereden nereye gelirse gelsin, ne olursa olsun, ama senin olsun...’’
‘’Mutlu bir insan değildi. Kendini, şartların kurbanı olarak görürdü. Mutsuzluğunun kabahatini uzun bir dış etkenler listesine bağlardı (diğer insanlar, aile, şartlar, karşıt düşünceler, tabular…). Fakat bedbahtlığının arkasında yatan öncelikli nedenin kendisi olduğunu bilmiyordu .’’
Bu hikâye sana tanıdık geldi mi?
İstemediğin sevmediğin bir sürü olayı, duyguyu yaşadın ve belki de yaşamaya devam ediyorsun mutsuzsun… Çünkü yaşadıkların senin bilincinde olan duygular, düşünceler değil, başkalarının bilincinden çıkan ve sana zorla empoze edilmiş duygu ve düşünceler bütünüdür. Şu anda kendi durumunun farkında değilsin ya da farkında olmamak daha kolay geliyor sana. Oysa özlediğin istediğin hayal ettiğin yaşam şu anki yaşam değil. Bunu sende biliyorsun ama kendini; o zora ki hayata kabullendirmek için bahaneler üretiyorsun en kötüsü de kendine yalanlar söylüyorsun. Bunu sana üzülerek söylüyorum kopya bir hayatla ömrünü ruhunu başkasının hâkimiyetine bırakarak kukla olmayı kendin seçiyorsun.
Hayatın hem siyah hem de beyaz yanını bir arada yaşamayı bilmelisin. Bir tane yaşamın olduğunu artık fark et! Kalk silkelen! Bu hayat senin… Kontrolü de sende olmalı onlarda değil. Şu kör olasıca ‘’el âlem ne der ‘’ düşüncesinden de vazgeç. Senin mutluluğunu da mutsuzluğunu da en derinlerde sadece ve sadece sen hissedersin. Bir başkası gelip seni mutlu etme yeterliliğine sahip değil. O zaman mutsuz etmelerine de izin vermemelisin. Sırtındaki kamburlardan kurtul! Yeterince taşıdın o kamburları. O kamburlar; sadece ağırlıkları ve ön yargılı fikirleri ile hayatını labirente çevirdiler.
Tüm bunlar nasıl oldu? Bunu hiç düşündün mü? Sana bir iyilik yapacağım ve şu anki durumunun asıl sebebini sana anlatacağım…
Biz insanların gözünde mutsuzluğumuzun tek suçlusu dış etkenlerdir. Bu suçluyu kendimize kabullendirmek adına da bin bir çeşit bahaneler yanlar söyleriz. Her şeye Yüzeysel ve tek bir pencereden bakarız. Oysaki birçoğumuzun aklına bile gelmez hayatımızın kontrolü gerçekten bizde mi? Dış etkenler hayatın olmasa olmazları arasındadır varlar ve hep var olacaklar. Ama ortada bir gerçek daha var ‘’ Bir tane hayatımız var ‘’.
Yaşam kalitemiz tamamen kendi duygularımıza inançlarımıza bağlıdır. Düzeyli insan ilişkileri sağlam kaliteli bir yaşam istiyorsak hayat kontrolümüzü onların ellerinde değil kendi ellerimizde tutmalıyız.
Başkasının kontrolün de olan bir hayat; ön yargı, tabu ve negatif düşüncelerle örülmüş empatiden uzak kalın duvarları olan bir hapis haneye benzer. Ruhunu bu hapis hanede müebbet mahkûm etmek istemiyorsan artık başkalarının sana sunduğu kopya hayattan çık ve ruhunu özgürlüğüne kavuştur.
Şimdi seçimini sen yap!
Dilersen kendi hayatının efendisi olur sun. Dilersen başkalarının kölesi olursun…
Bir daha ki yazım da görüşmek ümidi ile sevgiyle saygıyla kalın…

 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Didem Ucar KUCUK - 15 Kasım 2015 03:06
Gonul cum cok basarili ,eline ,agzina saglik:)
Nehir hocan - 11 Kasım 2015 22:41
Gazete yazılarını da yakinen takip ediyorum şuan yazmakta olduğun kitabından ufak paylaşımlarını da takip ediyorum ve seninle gurur duyuyoruz Cumhuriyet Üniversitesi ailesi olarak güzeller güzeli Gönülüm.
Murat Deniz - 11 Kasım 2015 22:10
ÇOK BAŞARILI KALEMİNİZ ÇOK SAĞLAM BAŞARILAR GÖNÜL HANIM
HALUK - 11 Kasım 2015 12:47
Tebrikler yolunuz açık olsun
Eser YORULMAZ - 10 Kasım 2015 17:43
Güzel bir yazı akıcı zevkle okudum ellerinize sağlık Gönül ÇELİK hanım.
Hakan İZCİ - 10 Kasım 2015 15:22
Başarılar Gönül Hanım çok güzel bir paylaşım ellerinize yüreğinize sağlık
umut - 10 Kasım 2015 15:21
çok beğendim yazınızı gönül hanım tebrikler
BETÜL - 10 Kasım 2015 12:41
ÇOK BEĞENDİM KALEMİNİZE ELLERİNİZE SAĞLIK
gökmen - 10 Kasım 2015 12:23
Çok doğru başarılar.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99