Okunma Sayısı: 2218

KENDİ HAYATLARIMIZIN MİMARI OLMAYA NE DERSİNİZ?

31 Ekim 2015 tarihli yazısı

Merhaba Değerli okurlarım;
Bu hafta sizlerle diziler üzerine yazdığım yazımı paylaşmak istiyorum.
Ah biz insanlar ne kadarda kolay her şeyden etkilenip hayal dünyasında yolculuğa başlarız.
Günümüzde televizyonlarda neredeyse her gün ikiden fazla dizi ekranlara geliyor. Hepsinin de senaryosu neredeyse birbirinin aynısı kötü hayat iyi hayat kötü insan iyi insan. Diziler eğer duygu eksikliğimiz varsa ve duygu kontrolümüzü sağlayamıyorsak insan hayatını olumsuz yönde etkiler. Daha dizi izlerken bile dizideki karakterlerin yerine kendini koyan insanlar var günümüzde. Kurtlar vadisindeki Polat karakterine özenip de bu özentiyi şiddete kadar götüren hatta suç işleyen insanlarımız var. Gözlerini açtıklarında ise o an yasadıklarının hayal olmadıklarını anladıklarında maalesef iş işten çoktan geçmiş oluyor ve önlerine gelen tablo hiçte hoş bir tablo olmuyor. Dizilerdeki mutsuzluk umutsuzluk bıkkınlık sendromları biz insanlarında hayatını büyük ölçüde etkiliyor. Peki biz bunu bile bile neden halen bu dizilerdeki karakterlere özenmeye devam ediyoruz. Bu diziler bizi aptal mı sanıyor? Yoksa biz bu karakterlere özenip aptallığımı seçiyoruz? Bu soruların cevaplarını düşünürken aklıma geçen gün okuduğum Matthijs Van Boxsel ‘in Aptallık Ansiklopedisi isimli kitabı geldi. “Aptallık zeka yetersizliği değil duygu yetersizliğidir, akıllı aptallıktan söz edebiliriz. Aptallık bir kusur değil bir güçtür” diyordu Van Boxsel. Bu kitaptan yola çıkarak bende insanların niye bu kadar dizi bağımlısı olduğu sorusuna kendimce bir cevap buldum.
İnsanlarımız duygu eksikliklerini ve bastırılmış duygularını dizi izleyerek hatta o dizideki karakterlere özenerek bir şekilde kendilerini tatmin ediyorlar. Bu özenti ve duygu eksikliği de maalesef farklı gerçek bir senaryo ile kendi hayatımızda önümüze sunuluyor. Üstelikte bu kez önümüze gelen fatura gerçek bir fatura belki bir bedel.Van Boxel’in kitabında dediği gibi akıllı aptallık bu çok güzel bir tabir olmuş bence.Çünkü izlediğimiz dizilerdeki karakterlere özenip kendi hayatımızın dışında hayali bir dünyada yolculuk yapmaktansa aklımızı kullanarak sadece keyif alıp tadını çıkarabiliriz. Bunu yapmak hiçte zor değil. Nasıl mı? Bastırdığımız duygularımızı ve duygu eksikliklerimizi dizilere bağımlı olup uçsuz bucaksız hayal dünyasında gerçekle ilgisi olmayan karakterlere özenmek yerine kendi aklımız ve mantığımızla hatta gerekirse uzmanlardan destek alarak çözebiliriz. Çünkü duygusal yönümüz ya da kaba yönümüz dizi izlerken daha çok ortaya çıkıyor. Dizideki hayatlara karakterlere senaryoya özenerek bir senaryoda o an beynimiz bize yazıyor. Hal böyle olunca duygu eksikliğimiz etkilendiğimiz olay ya da olayları faaliyete geçirdiğimiz an bizi maalesef aptal insan modeline sokuyor. Kurtlar Vadisindeki Polat’a özenip cinayet işleyenler buna en güzel örnek. Oysa ki biz insanlar aptal değiliz sadece duygu eksikliklerimizi yanlış yerde tamamlamaya çalışıyoruz bu da bizi olduğumuz durumdan uzaklaştırıp farklı yerlere sürüklüyor.
Geçenlerde kendi şahsımın bizzat şahit olduğu bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. X isimli kişi karşısında kendisiyle olgun mantıklı her insan gibi konuşmaya çalışan Z kişisine tıpkı Kurtlar Vadisindeki Polat karakteri gibi gereksiz sert çıkışlar ve tehdit içeren cümlelerle cevaplar veriyor. Lütfen kendimize gelelim yaşadığımız hayat dizi değil gerçeğin ta kendisidir ve dizideki Polat karakterinin ince bir zekası var oysa karşısındaki insana saygısızca tehditle yaklaşan bir insansın zekasından da insanlığından da şüpheye düşmemek elde değil.
Dizi izlemek keyiflidir ama hayatımızı etkilemediği sürece. Televizyon kanallarında ki tüm diziler gerçekle alakası olmayan hayal ürünüdür. Ne Kurtlar Vadisindeki Polat gerçek ne Paramparça dizisindeki Cihan Gülseren Dilara üçlüsü gerçek hepsi hayal ürünü gerçekle ilgisi olmayan senaryoların karakterleridir.
Değerli okurlarım;
Kendi dünyamızda verdiğimiz savaşı mutluluğu ya da mutsuzluğu her ne konu veya sorun olursa olsun başka karakterlere özenmek yerine kendi bilinç düşünce ve beynimizle çözebiliriz. Öyleyse dizi bağımlılığını özentiyi bırakıp kendi duygularımızla aklımızla hareket etme zamanı değimli sizce de? Kimse kimseyi aptal yerine koyamaz dizi izlerken de hayatı yaşarken de kendi hayatıyla yüzleşirken de.
Öyleyse kendi hayatımızın kahramanı ve mimarı olmak için ilk adımı atmak zamanı şimdi. Tabi bunu hayale özenerek değil kendi gerçek dünyamızla yüzleşerek eksikliklerimizi tamamlayarak yapabiliriz.
Kendi hayatlarınızın mimarı kahramanı olmanız dileklerimle haftaya görüşmek üzere hoşça kalın…

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

feanor - 07 Aralık 2017 22:33
Mükemmel, olağanüstü.
Emre - 21 Kasım 2015 00:27
Elinize yureginize saglik
VOLKAN - 01 Kasım 2015 21:32
Ablam canım can parem ellerine sağlık harikasın her zamanki gibi...
Bahadır - 01 Kasım 2015 15:34
Yazınız akıcı sürükleyici sıkıcı değil ele aldığınız konu güzel başarılar Gönül hanım
Hülya Canan Aksu - 01 Kasım 2015 15:19
Gönülcüğüm yazını çok beğendim eminimki bundan sonraki yazıların dahada güzel akıcı olacaktır yaşam tarzına azmine herzaman hayran oldum zaten ayrıca yazmakta olduğun kitabın içinde tebrik ediyorum seni inanıyorumki kitabında yazıların gibi çok ilgi görecektir tekrar tebrikler başarın sonsuz olsun canım arkadaşım
Burak - 01 Kasım 2015 14:38
Yüzünüzün temizliği güzelliği yazınızada yansımış çok beğendim yazıyı akıcı devamını heycanla bekliyorum yazılarınızın gönül hanım başarılar
emel - 01 Kasım 2015 01:10
saçmalık:((
Şenay Biçer - 31 Ekim 2015 22:54
Kalemine yüreğine sağlık gönülüm gönlü geniş dostum...Daha Cok çok başarılar inşallah yolun açık olsun...rnrnrn
Erman Subaşı - 31 Ekim 2015 20:50
Başarılarına yakinen şahit olan biri olarak söyleyeceğim şey şudur her konuda olduğu gibi bu konuda da başarın zirvede olacak ben buna yürekten inanıyorum destekçin ve takipçinim diyarbakırdan sevgiler
filiz hoser - 31 Ekim 2015 20:02
Canım yazilarin cok guzel inşallah güzel başarılı bir yazar olarak goruz
Sedat - 31 Ekim 2015 19:40
Ellerıne yuregıne sağlık ablacıgım
Gönül Çulha - 31 Ekim 2015 19:25
Adaşım meslektaşım canım arkadaşım iyiki tanımışım dediğim özel insanlardan birisin karalarına kişiliğine hayran olduğum insan duruşunla örnek kişi seni seviyorum başarılar diliyorum ;)
Hakan & Aslı - 31 Ekim 2015 18:31
Kuzum benim yazını çok beğendik hakan abinle başarıların daim olsun meleğim benim
Esma Yakut Açan - 31 Ekim 2015 17:42
Dogru bir zamanda dogru bir konuyu ele aldin Gönül ablacım yüregine kalemine saglik.rnInsanin topragi ask sebnemi ile yogruldu ruhun damarinaaskin nesteri vuruldu.Ondan bir damla akti ve ona da GONUL adini verdiler.Seviliyorsun ablacim ;)
Cansu DOĞAN - 31 Ekim 2015 16:13
Canım kuzenim her zamanki gibi süpersin diğer başarıların gibi bunu da en güzel sonuçlarla başaracağına inanıyorum başarılarının devamını dilerim.
Doktor Gül - 31 Ekim 2015 15:18
Canım arkadaşım çok güzel yazmışsın. Takip etmeye devam edeceğiz
Didem UÇAR KÜÇÜK - 31 Ekim 2015 15:05
Gönül cüm eline,rn yüreğine sağlık,tek kelimeyle harikaa:):):)
Ayşegül - 31 Ekim 2015 14:38
Canım ne diyeyim bilemedim çok duygulandım gururlandım yüreğine ellerine sağlık başarılarının devamını dilerim canım arkadaşım benim
Atlas - 31 Ekim 2015 14:14
Arkadaşım başarılar diliyorum yüreğine sağlık çok güzel bir yazı olmuş
Gökhan Aydın - 31 Ekim 2015 13:10
Arkadaşım yurt dışındaydım yorum için geç kaldım kusura bakma söyleyecek çok şey yok tek cümle ile muhteşemsin kaleminde kişiliğin gibi sağlam yolun açık başarın daim olsun.
Doktor Fırat D. - 31 Ekim 2015 13:05
Tek kelimeyle muhteşem ellerine sağlık
Dilara - 31 Ekim 2015 12:59
Zaten belliydi senin üniversite yıllarından yazar olacağın adından söz ettireceğin birtanem benim kalbin gibi yüzün gibi yazılarında düşüncelerinde ter temiz başarın daim olsun arkadaşım
Gökmen - 31 Ekim 2015 12:54
Arkadaşım harikasın gerçekten çok güzel bir konuyu ele almışsın yüreğine kalemine sağlık
Seyhan - 31 Ekim 2015 12:38
Canım benim süper olmuş harikasın
Doktor Yıldıray - 31 Ekim 2015 12:33
Harika bir konuyu kaleme almışsın dostum kalemine yüreğine sağlık...

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99