Okunma Sayısı: 711

Düğün dernek‏

23 Ağustos 2015 tarihli yazısı

Yaz mevsimi geldi mi sünnetler,düğünler ard arda her hafta sonunu işgal eder.Öncelikle neden her kes yazın evlenmek ister anlamam.Sırf balayını tatil mekanında geçirmek için ise yazık bu sıcakta millete.Düşünün her kes grand tuvalet giyinip kuaförde saçlar yapılıp koyu makyajlar ile yüzler boyanıp düğüne gidersiniz.Erkekler de takım elbise giyer bu sıcakta kravat da bağlar mecbur.Sonra da bir düğün mekanının içine dolar tüm bu eş dost akraba,halaylar,danslar derken kan ter içinde kalınır.Gelin ve damat da ne bir şey yiyebilir ne de içebilir.Gelen gidenle tokalaşıp öpüşürler artık yüzleri aşınır.Takı merasimi ise tam bir eziyettir.Hem gelinle damat için hem de misafirler için.En az 1 saat düğünde kuyrukta beklemek ile geçer.Bir de fotoğraf,kamera çekimleri vardır ki enteresan.Bir adam gelir sizin fotolarınızı çeker,sonra da sizi bulur en az 10 tl para ister fotoğrafı size zorunlu satar.Düğünde ağlayan,uykusu gelen çocuklar da vazgeçilmezlerden biridir.Balonlu pistte koşan çocuklar ise adeta sinir sisteminizin ne kadar güçlü olduğunu sınar.Bangır bangır çalan müzik ve kendine espriler katarak şarkıyı değiştirerek söyleyen şantör de düğünün renklerinden biridir.Kır düğünü,salon düğünü fark etmez.Sonuçta gelen de giden de hemen hemen aynı tattadır.Bir de bir çuval para verirsiniz düğüne,kuaföre,yol bağı yapanlara,pastayı kesmeyen amcaya,oynarken alnına para takmanız için bayılan eşe dosta akrabaya .Bir de meşhur davulcu vardır düğünde.Kulağınızın dibinde çalar davulu siz bahşiş verene kadar ayrılmaz dibinizden.Bir de tuvalet kuyruğu vardır düğünlerde.Üst baş yapılı,kıyafetiniz hiç uygun olmasa da umumi tuvalete girmek zorunda kalırsınız.Hele bir de çocuğunuz var ise evlere şenliktir tuvalet macerası.Değmeden,dokunmadan,üstünüz başınız kirlenmeden kan ter içinde uğraşırsınız.Kısacası sevdiğiniz yakınınız için siz bu kadar masraf ve kendinize eziyeti hak görürken gelin ile damat da kendi çapında başka masraf ve eziyetler ile cebelleşmiştir.Bir de her düğünde mutlaka bir amcalar topluluğu vardır.Ya zeybek ya horon ya da farklı bir yöreye ait oyunu oynamak için yıllardır o günü beklemişlerdir.Kendilerini öyle kaptırırlar ki sanırsınız olimpik halk oyunlarında ülkeyi temsil ediyor.Alkollü düğünlerde daha ilginç olaylar görmek mümkün.Siz nelerden bahsettiğimi anlamışsınızdır ;) Alkol şişede durduğu gibi durmuyor değil mi? Bir de düğün sonrası takılan takılar,kim ne takmış,kim ne giymiş,kim gelmiş kim gelmemiş dedikodusu olur hem de daha düğün çıkışı arabaya biner binmez başlar .Sünnetlerde de çok değişen bir şey olmaz.Orda da kirve baş roldedir.Tüm çocuklar koşar zıplar sünnet çocuğu kanadı kırık kuş gibi öylece yatar sünnet yatağında.Ya padişah olur ya sultan.Düğün sektörü de her yönüyle para kazanacak tabi.Bir düşünün düğün denince kınası,gelinlik,damatlık ya da sünnet kıyafeti,yakınlarının giyeceği gece elbiseleri,nikah şekeri,davetiye,ayakkabı,kuaför,salon,araba, pasta ve daha bir çok şey.Bir düğün deyip geçmeyin.Bakın yelpaze ne kadar büyük.

Yani bizim düğünler aslında maddi manevi külfet ama napalım biz böyleyiz.Türk insanına has bir yapımız var.Ve bunu sonuna kadar da kullanıyoruz.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99