Okunma Sayısı: 897

17 Ağustos ...‏

12 Ağustos 2015 tarihli yazısı

17 Ağustos 1999 ...Bu tarih her halde tüm Kocaeli'lerin asla unutamadığı bir tarih.Binlerce can bu tarihte toprağa,denize gömüldü.Deprem gerçeği aslında hep vardı bu ülkede.Çünkü Türkiye birinci derece bir deprem ülkesi.Kaldı ki,tarihsel depremlere de bakıldığında Kocaeli'nin ne kadar büyük bir risk altında olduğu da aşikardı.Pek çok fikir üretildi,düşünceler dilin kemiği olmadığını ispatlarcasına ortaya saçma sapan savruldu.Din ile bağdaştırıldı,tabiat ana verdiğini geri aldı denildi ve daha pek çok laf kalabalığı.Gerçek olan neydi biliyor musunuz?O toprağın altında can vermesine neden olan binalar ve onları yapan kişilerin vicdanının ne durumda olduğuydu?Deprem değil binalar öldürür cümlesi ne kadar da doğru bir tespit.Tabi ki ölüm insanı her yerde bir şekilde bulur ve alır.Ancak tedbir almak da insana mahsustur.Her yıl depremde kaybettiklerimizi anıyoruz.Dualar okuyor,ağlıyor o geceyi bir kez daha yaşıyoruz.Ve her geçen yıl biraz daha yaşanan acıları unutarak ,göz ardı ederek bu anma törenlerini gerçekleştiriyoruz.Peki aradan geçen bu kadar zaman sonrasında tedbir olarak ne yapıldı?Beklenen depremler ne zaman olacak bilinmiyor sadece tahminler var.Buna rağmen nasıl bu kadar rahatız?Dünya ülkeleri bu sorunu yıllar önce çözmüş.İnsan ve can kaybı neredeyse hiç yok.Tabi bahsettiğim Avrupa ülkeleri,Amerika ve Japonya.Bu arada gerek jeofizik,jeoloji ve sismoloji uzmanları çeşitli çalışmalar yaparak depremi önceden bildirmeye çalışıyorken bir yandan da basında da yer alan kendi imkanları doğrultusunda depremi önceden bildirmeye çalışan kişiler var.Tüm bu çalışmalara devlet ne kadar destek bilmiyorum.Ancak her ne olursa olsun bence tüm çalışmalar incelenmeli ve mantıklı olan çalışmalar desteklenmeli.Zaten yabancılar da böyle cevherleri bulup hemen kendi himayesine alarak dünyaya buluşları astronomik fiyatlarda satmıyor mu?O halde biz neden kendi ülkemizdeki zeki insanlara sahip çıkmıyoruz?Deprem denince akla pek çok konu geliyor işte.Bende size aklıma gelenleri yazmaya çalıştım.Artçı depremin bile ne olduğunu 1999 depreminde öğrendik.Her birimiz richter ölçeği olduk,her sarsıntının büyüklüğünü tahmin ettik.Sallandıkça sinirlerimiz bozuldu,kayıplarımız, bizi yıktı geçti.Hatırlarsanız tüm dünyadan yardım yağdığı anda paylaşmayı öğrendik,kol kola omuz omuza yatmayı birlikte ağlamayı öğrendik.Ne zaman ki her şey düzelmeye başladı yine insanlık ilişkilerimizi ve paylaşma olasılığımızı kaybetmeye başladık.Psikolojik rahatsızlıklar deprem sonrası üzerimize yapıştı kaldı.Kısacası çok şey kaybettik çok şey öğrendik.Bir daha tekrarlamaması dileğimle,bir kez daha tüm deprem şehitlerini rahmetle anıyorum.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99