Flaş Kocaeli
Okunma Sayısı: 1091

AHLẬK ve EDEP

14 Mart 2015 tarihli yazısı

“Güzel hal, düşünerek hareket

etmek ve iktisat (ölçülü davranmak) Peygamberliğin kırkta biridir.”

Hadis-i şerif

 

Ahlak toplumun temel dinamiklerinden biridir. Hukukun temel kavramları arasında yer alır. Ahlak teorik akılın pratik akıl ile uygulama safhasındaki başucu kurallarıdır. Bu sebeple güzel ahlak her zaman övülmüştür. Toplumda güzel ahlak sahibi insanlar aynı zamanda rehber olma özelliği de taşımışlardır. Allah, yüce kitabında “Biz insanı en güzel surette yarattık” buyurmuştur. ( Tin suresi 4. Ayet) Peki en güzel surette yaratılan insan nasıl oluyorda aşağıların aşağısına kadar düşebiliyor? Erozyon, yıpranma burada başlıyor. Fıtrat gereği olan insan üzerindeki tahliller yapılmış, hastalık tanısı koyulmuş. Büyükler bu hastalığın tedavi metodunu nefsin ıslah edilmesi olarak bildirmişler. Nefsin ıslah edilmesi tasavvuf mektebinde oluyor. İtaati öğrenip yaratılışındaki cevherin ortaya çıkması sağlanıyor. İnsan kendi sınırlarını öğrenirken başkalarının hakkına da dikkat eder duruma geliyor. Rehber insanlar yaratılış fıtratındaki güzelliği dünyada her şeye rağmen koruyabilmişler. Bize düşen bulmak ve bu sırra vakıf olmak… İnsan olmanın, İnsanın eşref-i mahlukat sırrına mazhar olmasının sırrı, ahlâkın öz kardeşi olan edep elbisesindedir. Dilimizde edep ve ahlâk genelde bir arada, birbirini tamamlayan olarak bilinir ve kullanılır. Yapılan işi güzelleştiren farklı kılan edepdir. Edep insanın yaratılış fıtratındaki güzelliklerin iç dünyada vücut bulması ve dışa yansımasıdır. Bu sebeple tasavvufun hedeflerindendir. İnsanlar arasındaki muhabbet, saygı, hoşgörü ve güven gibi duyguların gelişmesi sağlar. Huzurlu ve saygılı bir cemiyetin vücudunu oluşturur. Bu cemiyetin mayası da edeptir. Edep İslâm’ın emrettiği, güzel saydığı bütün söz ve davranışları kapsar. Edep ve güzel ahlak ile ilgili menkıbeleri hikâye olarak değil, miras olarak bırakabilmek için ne kadar ihtiyacımız var değil mi?

Her Ceviz Sattığın Kimse İçin Aynı İkazı Yapıyor Musun?

Naklederler ki, Ebû İshak Şehriyar Kâzerûnî (k.s)bir gün ceviz satın almak için bir dükkana girdi, parayı verdi. D