Cesur Timur
cesurtimur@hotmail.com
Okunma Sayısı: 3544
Cesur Timur

Erken Rezervasyonda sınıfta mı kalıyoruz?

14 Mayıs 2019 tarihli yazısı

Türklerin genetiğinde vardır pazarlık. Laf olsun diye olsa bile bir mağazanın önünden geçerken bir ürünün fiyatını sorarız. Bizi satın almaya teşvik eden satış temsilcisi de talep olmaksızın hemen size özel bir indirim uygulamaya başlar. Aynı durum tatil hizmeti alırken de geçerlidir. Biz turizmciler bunu EB (Early Booking) yani Türkçe ile erken rezervasyon olarak isimlendiriyoruz. Turizmde erken rezervasyonun mantığı sunulan tatil paketinde, fiyatta pazarlık ile cebe uygun hale getirip satın almaya meyletmek. Bu pazarlık dönemlere ayrılır. Aralık, Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs’a kadar devam eder. Tatil zamanına yakın (Yaz sezonundan bahsediyorum) bu indirim oranları da tüketici aleyhine değişir ve düşer.

 

Ülkemizde bu mantığın tam olarak anlaşılamadığı kanısındayım. Sunulan ürün aynı, sunulan mevsim de aynı olmasına rağmen satın almaya meyledilemeyen tatilci “Last Minute” yani son dakika satın alma davranışına sürüklenmektedir. Bu da tüketicinin cebinden daha fazla para çıkması demektir.

Satış ve Pazarlama Departmanları çalışanlarının sürekli maruz kaldığı ve belki de en çok zorlandıkları konuların başında şunlar gelmektedir; Beğenirsem eşim, dostum, komşum ve hatta yedi sülaleme tavsiye ederim eğer bana şu fiyata verirseniz. Bir diğeri ise şu kadarını göndereyim gerisini girişte ödeyeyim.

 

Oysa tatilciye sunulan ve %50’lere varan indirimlerim amacı otelcilerin otellerini sezona açmadan maddi anlamda nefes almalarına yardımcı olmaktır erken rezervasyon satışlarıyla. Varsayalım ki 6 gece 7 günlük herşey dahil bir tatilin fiyatı 5000 tl olsun. Tatilciye erkenden al ve daha ucuza gel kampanyaları yapılarak bu tatil 2500 tl’ye sunulmaktadır. Burada amaç hem tatilci kazansın hem otelci. Oysa tüketici hem kazanayım hep kazanayım derdinde ise bu fayda sağlamaz. Bu tarz yaklaşım Turizmci kazanmasa da olur niyetini taşımaktadır.

 

Satış departmanının karşılaştığı bir diğer sorun ise geçen (bir önceki sene) sene karşılaştırması. Gecen sene dolar 3,40 iken satın alınan bir tatilin bu sene dolar 6 olsa bile değişmemesi gerektiğini savunan bir tüketici kitlesi ile karşı karşıya turizm yatırımcıları. Bu sadece otellerin bünyelerindeki satış departmanlarını olumsuz etkileyen bir sorun değil aynı şekilde acenteleri de zora sokan bir durum.

Hotelleri arayarak fiyat ve bilgi talep eden bir başka kitle de var ki toptan sürümden azami kazanç elde ettirse de otelcileri kesinlikle aşağılayıcı bir dil kullanırlar. Dolandırıcı mısınız, değil misiniz, nasıl anlayacağız gibi muhabbetlerle departman çalışanının tüm motivasyonunu minimize eden bu kitle bence tatil yapmamalıdır. Evinde çekirdek çay eşliğinde yazı bitirmelidir.

 

Turizmin, çalışanları için bir sektör gerçeğini idrak edemeyen bu tüketiciler kendilerini bulunmaz hint kumaşı sananlardır. Ben olmazsam sen bir hiçsin mantığını tatili boyunca otel çalışanlarına maksimum seviyede hissettirme çabasını da devam ettirirler. Maalesef bu durum bizim tatilcilere münhasıran bir durum. Elbette yabancı misafirler arasında dan da çıkanlar oluyor. Ancak yüzdeye vurduğunuzda görünmeyecek kadar seyreklik gösterir.

 

Konumuza dönecek olursak gerçek veyahut başka bir deyişle bilinçli tatilci için erken rezervasyon bir şanstır ve bunu değerlendirmek akıllıcadır. Tatil tarihinin değişmesi veyahut komple iptali durumunda ücret iadesi için geliştirilmiş iptal sigortası ile güvence tam sağlanmış oluyor.

Böyle bir sistemden faydalanarak daha uygun fiyata tatil yapılabilir. Hatta ayrılan bütçe ile iki farklı yerde farklı tesislerde iki ayrı tatil bile planlanabilir.

Ne dersiniz? Erkenden tatil moduna davet ediyorum sizi.

 

Hoşçakalın, iyi bir tatilde kalın…

 

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99