Flaş Kocaeli
Halil Küçükparlak
flaskocaeli@gmail.com
Okunma Sayısı: 813
Halil Küçükparlak

Halıdereliler’in gözü aydın ama…

13 Ağustos 2018 tarihli yazısı

Geçen hafta Halıdere’deki taş ocağı hakkında yazı yazmıştım. O yazımı okumayanlar için çok kısa olarak özetleyeyim. Seneler önce Halıdere’deki bir bölgede taş ocağı yapılması için ruhsat verilmiş. Halıdere’nin hem havasına, hem suyuna zarar veren, aynı zamanda atıklarını attıkları için Körfez’in de kirlenmesine neden olan bu taş ocağından çok zarar görmeye başlamış Halıdereliler. Halıdere halkının büyük kısmı çiftçilik yaparak geçindikleri için hepsi mağdur olmuşlar. Ne meşhur Halıdere kirazları kalmış, ne sebze meyveleri. Halıderelilerin birkaç yıldır bu taş ocağının kaldırılması için mücadeleye başladıklarını biliyorum. Bu konu hakkında haberler yazılar yazmıştım. O zamanlar Halıdereliler’e devlet “Zamanında ruhsat verilmiş, yasal olarak hakları var. Şu anda bir şey yapamayız. Ama bu ruhsat erdiğinde bir daha ruhsatı yenilemeyeceğiz. Taş ocağı kapanacak” demişti. Hatta seçim zamanları Halıdere’ye gelen milletvekili adayları da bu yönde sözler vermişlerdi. Milletvekili adaylarının birkaç konuşmalarının ben de canlı şahidiyim.

 

Peki, şimdi ne oldu?

Ruhsat tarihi sona erdi ve söz konusu şirketin ruhsatının 22 yıl daha uzatılacağı yolundaki duyumlar üzerine Halıdereliler’in tam anlamıyla uykusu kaçtı, huzurları bozuldu. Gerçek anlamında da sakin insanlar olan Halıdere’nin sakinleri huzurları bozulup uykuları kaçınca çareler aramaya başladılar. Bir araya gelerek “Taş ocağına hayır” diye haykırmak geldi akıllarına. Aslında seslerini duyurmak için yapılacak faaliyetlerin en başta geleni bu idi gerçekten. Bir kişi bağırsa kimse duymaz sesini ama bir belde halkı hep bir ağızdan normal konuşsa bile çok duyan olur.

Geçen hafta Halıdere sakinlerinin bir araya gelerek basın açıklaması yapacaklarını duyunca hemen akşamüzeri onların yanında aldım soluğu. Gerçekten büyük bir kalabalık vardı. Halıdere’de ilk kez bu kadar kalabalığı bir arada görmüştüm. Kocaeli basınının tamamına yakını oradaydı. Gazeteci arkadaşlar, haber ajansları, televizyon kameraları hepsi geldiler. Emniyet güçleri de herhangi bir olay olmaması, provokatörler karışmaması için oldukça geniş bir katılımla gerekli tedbirleri almışlardı.

Haberin bütün gazetelerde yayınlanması üzerine Halıdereliler’in bu feryatları devlet kademelerince de duyuldu ve Kocaeli Valiliği tarafından, taşocağının kapatıldığı ve işletme ruhsatının iptal edildiği duyuruldu.

 

“İlimiz Gölcük İlçesi hudutları dâhilinde AS ELMASLAR Nakliyat Hafriyat Hayvancılık Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi uhdesinde (kumtaşı) işletme ruhsat sahasında teknik personellerince yapılan incelemeler sonucunda heyelan tehlikesinin bulunduğu tespit edilmiş ve ruhsatı iptal edilmiştir. Kararın gereğinin yapılması ve söz konusu sahada maden üretim faaliyetlerinin durdurulması için Gölcük Kaymakamlığına talimat verilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Halıdere halkının gözü aydın olsun. Kurban Bayramı öncesi bu müjdeyi aldılar, çifte bayram yapacaklar. Tabii bayram yapsınlar senelerden beri şikayetçi oldukları, başlarına bela olan taş ocağından kurtuluyorlar artık.


Ancak buradan Halıdere sakinlerine şunları söylemek istiyorum. Bütün beldeyi ilgilendiren, tüm belde halkını rahatsız eden taş ocağından şikayetlerini belirtmek için düzenledikleri basın toplantısına taa İzmit’ten basın mensupları gelmişti. Herhangi bir istenmeyen olay olmaması için Gölcük’ten ve İzmit’ten emniyet mensupları gelmişti. Halıdere halkının büyük bir kısmı oradaydı ve “Taş ocağına hayır” diye haykırmaktan sesleri kısıldı. Ancak bazı Halıdereliler’in toplantının yapıldığı yerin hemen yanıbaşındaki kahvede çay içerek maç izlemeleri hiç hoş bir manzara değildi. Dışarıda komşularınızın bağırmaktan gırtlağı patlarken oturup maç izleyemezsiniz.

Bir belde halkının seslerini duyurmanın çok çeşitli yolları var sevgili okurlarım. Mesela Halıderelilerbir buçuk ay önce yapılan seçimleri boykot edebilirlerdi. Mesela seçim günü sandık başına giden Halıdere sakinleri oy verme kabinine girdiklerinde oy pusulasına “Beldemizden taş ocağı kalkana kadar oy kullanmayacağız” diye yazabilirlerdi. Sonuçta oylar geçersiz çıkacaktı yazı yazıldığı için. Ama böylesi bir eylemde o beldeden tam anlamıyla “0” yazı ile “sıfır” oy çıkması gerekirdi. Böyle bir araya gelip, kenetlenerek bu eylem yapabilselerdi, ulusal gazetelerde ve televizyonlarda bile haber olup seslerini duyurabilirlerdi. Ancak hemen yanıbaşında yapılan basın açıklamasına bile ilgi göstermeyip çay içerek maç izleyenlerden böyle bir birlikteliğe katılmaları beklenemez tabii ki.

 

Ayrıca kendi içlerinden çıkan, arkadaşlarının, hemşehrilerinin kızı olan bir milletvekili adayını bile desteklememişlerdi Halıdereliler. İlk kez içlerinden bir milletvekili çıkarma şansı olmasına rağmen daha önceki seçimlerdeki aynı oranlarda oy almışlardı. Başları sıkıştığı her anda arayıp yardım istediklerinde her işini bırakıp koşa koşa gelen kendi evlatlarını sandıkta desteklemeyen Halıdereliler umarım bu yaşanan olaydan dersler çıkartıp Halıderelilik bilincine sahip olurlar bundan sonra.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99