Halil Küçükparlak
flaskocaeli@gmail.com
Okunma Sayısı: 962
Halil Küçükparlak

Medyada çok seslilik varmış!

14 Nisan 2018 tarihli yazısı

İnsanın gözünün içine baka baka!

Sevgili okurlarım hepinizin malumu olduğu gibi ülkemizin en büyük medya patronu olan Aydın Doğan tüm gazete ve televizyon kanallarını satarak bu alandan çekildi. Sahibi olduğu Hürriyet, Posta ve Fanatik gazeteleri ile Kanal D ve CNN Türk televizyon kanallarını sattı ve köşesine çekildi. Yaptığı veda konuşmasında da aynen “Artık 80 yaşını geride bırakmış bulunuyorum. Geldiğim bu aşamada, kendi isteğimle, yayıncılık mesleğime nokta koymaya karar verdim” dedi.

Peki, Aydın Doğan sahibi olduğu medya grubunu kime sattı? Erdoğan Demirören’e sattı. Erdoğan Demirören kim? Demirören grubunun başka birçok şirketleri bulunduğu halde kamuoyunda daha çok Milangaz firması nedeniyle “Tüpçlüğü” ile tanınır. Erdoğan Demirören Milliyet ve Vatan gazetelerinin de sahibi. Erdoğan Demirören’in Doğan Medya grubunu almak için yeterli parasının olmadığını, Ziraat Bankası’ndan kredi aldığı söylentileri dolaşıyor bildiğiniz gibi.

Peki, “Bir medya grubu çok kârlı bir iş mi de kredi alarak almış Demirören?” diye bir soru benim aklıma geliyor. Bu yılın sonunda 20 yıldan beri medya sektörünün içinde olduğum için biliyorum ki çok fazla kâr getiren bir iş değil. Oraya yatırdığı parayla çok daha fazla kazanacak işler yapabilir. O zaman neden üstelik de kredi alarak bir medya grubunu satın alır bir iş adamı? Üstelik satan işadamı “Ben 80 yaşından sonra uğraşamam bu işlerle” diyor, satın alan gencecik sanır insan bu yazıyı yazarken baktım Demirören 79 yaşındaymış. Ben soruyorum ve sorunun cevabı ile yorumunu sizlere bırakıyorum.

Ülkemizdeki her alanda tekelleşmeyi önlemek ve kurumlar arasındaki rekabeti düzenlemekle görevli olan “Rekabet Kurumu” adı altında görev yapan bir grup var. Bu grup daha önce Milliyet gazetesini satın alan Aydın Doğan’a izin vermemişti rekabet oluşmuyor diye. Şimdi nasıl rekabet oluşacak anlamış değilim.

Ülkemizde toplam gazete satışları yaklaşık 3 milyon civarında dolaşıyor. Daha önce Milliyet ve Vatan gazeteleri ile toplam olarak yaklaşık 300 bin satış yapan Demirören medyası, şimdi en çok satan gazeteler olan Posta, Hürriyet ve Fanatik’i alarak yine yaklaşık 700 bin daha eklenince bir milyonun üzerine çıkıyor. Söyler misiniz nasıl rekabet oluşacak.

Ben bu soruları kendi kendime sordum ama cevabı yok ne yazık ki.

 

Şimdi gelelim başlık yaptığım cümleye...

Geçen akşam televizyon kanallarını dolaşırken rastladım AKP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk’te ekrana gelen ‘Ne Oluyor?’ programına konuktu. Gazeteci Şirin Payzın’ın sunduğu programda gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, özellikle Türkiye’deki “basın özgürlüğü” konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu. O kadar çarpıcıydı ki, internette rastlasam kendi sesinden duymasam inanmazdım. Aynen “Medyada tekelleşme bitti. Artık çok sesli bir medya var. Geçmişe göre çok sesli bir Türkiye var” diyordu Cevdet Yılmaz. Sunucu Şirin Payzın da şaşırmıştı gülümseyerek “Bugün itibariyle hâlâ medyada çok seslilik olduğunu söyleyebiliyor musunuz?” sormak zorunda kaldı. Bu soruyu sorarken de aslında kendini riske attı. Kanalı yeni el değiştirmişti çünkü. Bu soruya Cevdet Yılmaz “Kesinlikle söylüyorum. Geçmişe göre çok sesli bir Türkiye var” diye cevap verdi.

Başlığa “İnsanın gözünün içine baka baka” cümlesini almamdaki neden işte bu sevgili okurlarım. Toplam gazete satışlarının yarıya yakını bir grubun elinde olacak, ondan sonra iktidar partisinin genel başkan yardımcısı “Çok sesli bir medyamız var geçmişe göre” diyecek.

Buradan siyasilerimize sesleniyorum…

Ne yaparsanız yapın ama insanın aklıyla alay etmeyin, zekasıyla dalga geçmeyin.

Yorum Yaz

Adınız:
Yorumunuz:
Yorumlar, okuyucuların kendilerine ait görüşleridir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmadı.

FLAŞ KOCAELİ GAZETESİ

Tel: 0555 819 86 99